menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vizeler: Bir sınavdan fazlası

2 0
28.03.2026

Üniversite hayatının en tanıdık, en yoğun ve belki de en çok konuşulan dönemlerinden biri: vizeler. Takvim yaprakları bu haftaları gösterdiğinde kampüslerin havası değişir. Kütüphaneler dolup taşar, kahve tüketimi zirve yapar ve herkesin dilinde aynı cümle dolaşır: “Daha çok çalışmam lazım.”

Vize dönemi, aslında sadece bir sınav süreci değildir. Bir bakıma öğrencinin kendiyle yüzleştiği bir zaman dilimidir. Dönem boyunca ertelenen konular, “sonra bakarım” denilen notlar bir anda masanın ortasına düşer. O an fark edilir ki zaman, sanılandan çok daha hızlı geçmiştir. İşte tam da bu yüzden vizeler, yalnızca akademik bir değerlendirme değil, aynı zamanda zaman yönetimi ve sorumluluk bilincinin de bir sınavıdır.

Ancak bu sürecin bir de görünmeyen tarafı var: stres. Özellikle not ortalaması kaygısı, aile beklentisi ve gelecek planları öğrencilerin omuzlarında ciddi bir yük oluşturuyor. Oysa unutulan bir gerçek var; vizeler bir son değil, sürecin sadece bir parçası. Tek bir sınav, bir dönemin ya da bir hayatın özeti olamaz. Bu yüzden belki de en önemli şey, bu süreci sağlıklı bir şekilde yönetebilmek.

Kimi öğrenci için vizeler sabahlara kadar ders çalışmak demekken, kimisi için son gün toparlaması anlamına geliyor. Herkesin çalışma yöntemi farklı olabilir ama ortak bir nokta var: denge. Uykusuzlukla, aşırı stresle ya da plansızlıkla geçirilen bir vize haftası verimden çok kayıp getirir. Bu yüzden bazen kitapları kapatıp kısa bir yürüyüş yapmak, zihni dinlendirmek bile sandığımızdan daha büyük bir katkı sağlar.

Belki de vizelere bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor. Onları korkulacak bir dönem olarak görmek yerine, kendimizi geliştirdiğimiz bir süreç olarak değerlendirmek… Çünkü hayatın ilerleyen dönemlerinde de benzer “vizelerle” karşılaşacağız. İş görüşmeleri, projeler, sorumluluklar… Hepsi aslında bugünün küçük birer provası.

Sonuç ne olursa olsun, önemli olan bu süreçten ne öğrendiğimiz. Çünkü bazen en büyük kazanım, alınan not değil, kazanılan deneyimdir.


© Yeni Ankara