Bir şey değişiyor ama kimse adını koymuyor
Son zamanlarda şunu fark ediyorum…
İnsanlar “yorgunum” diyor ama mesele o değil. Asıl mesele, içimizin dolu olması. Her şey üst üste geliyor.
Düşünceler, sorumluluklar, konuşmalar, beklentiler…
Bir noktadan sonra beden değil, iç alan daralıyor.
İlginç olan şu; Bunu ilk fark eden yerler lüks oteller oldu. Eskiden lüks; daha fazlasıydı. Şimdi lüks, daha az.
Sessizlik artık bir hizmet
Artık kimse sürekli konuşulan, sürekli anlatılan şeyler istemiyor. İnsanlar durmak istiyor. Biraz yavaşlamak. Bu yüzden son dönemde otellerde şunlar çoğalmaya başladı:
Nefesle yapılan sade çalışmalar
Uzun uzun anlatmayan ama hissettiren buluşmalar
Kimseye “şöyle olacaksın” denmiyor. Kimseye vaatte bulunulmuyor. Sadece bir alan açılıyor. Gerisi zaten kendiliğinden geliyor.
ANKARA’DA KÜÇÜK AMA DİKKAT ÇEKEN BİR HAREKET
Bunu Ankara’da da görüyoruz. Özellikle JW Marriott Ankara gibi yerlerde yapılan bazı buluşmalar, kulaktan kulağa yayılıyor. İnsanlar çıkışta şunu söylüyor; “Garip bir şekilde hafifledim.” Ne oldu? Kimse mucize yapmadı. Sadece biraz fazlalık çekildi.
ŞİFA DENİNCE NEDEN HÂLÂ GERİLİYORUZ?
Belki de kelimeden yorulduk. Çünkü uzun süre yanlış yerlerde, yanlış tonla kullanıldı.Oysa burada kastedilen şey çok basit; İnsanın kendine yeniden temas etmesi. Düzeltmek yok. Zorlamak yok. Bir şey “olmak” zorunda değil. Sadece kendinle yan yana durabilmek…
YENİ LÜKS: KENDİNLE KALABİLMEK
Bugün gerçek ayrıcalık, kalabalıktan kaçabilmek. Telefonu bir süreliğine kenara koyabilmek. Kimseye bir şey kanıtlamamak. O yüzden bu tür buluşmalar artacak. Çünkü insanın buna ihtiyacı var.
SessizliğeNefeseBiraz boşluğa
Belki de aradığımız şey, başından beri buydu.
