CHP iç savaşı: Satranç mı, tavla mı?
CHP’deki iç savaş, pek de zekâ içermeyen hamlelerle sürüyor.
Bir yanda, Özgür Özel’in, Türkiye’yi müstevlilere şikâyet eden ve müdahale arzulayan çıkışları…
Bir yanda, Kemal Kılıçdaroğlu’nun, her şeyi zamana yayıp, sabırla ‘çürütmeye’ odaklı siyaseti…
Para kuleleriyle arz-ı endam eden Jetgiller familyasının; traktör üzerine çıkıp, kafasına köylü kasketi geçirerek ‘garibanizm’ mesajı verme sakilliği…
Parti genel merkezindeki kürsünün arkasında bulunan pano üzerindeki ‘Birinci Parti’ ibaresinin kaldırılması üzerinden köpürtülen vasatlık…
Ankara, NATO tarihinin en önemli zirvesine sahne olurken, CHP’deki TBMM Grup Toplantısı için kürsü kapmaca yarışı…
Zirve gerekçesiyle Ankara müsait değil diye, Grup Toplantısını Eskişehir’e kaçırma kurnazlığı…
Bir taraf, CHP’yi rüşvet ve hırsızlık gibi şaibelerden ‘arındırmak’ gerekçesiyle disiplin kılıcını çekiyor; rakip tarafta yer alanları partiden atıyor…
PEŞREV ÇEKERKEN GAZOZUN GAZI KAÇIYOR
Karşı cenah, çoktan karar verdiği yeni partiye geçmek için, kispetsiz peşrev atma tuhaflığı sergiliyor.
Kararsızlık veya kendisini partiden attırmak için ayak sürüme yüzünden, kamuoyunda yakalanan rüzgâr giderek kayboluyor. Yani........
