Zirvede rekabet: Almanya mı Türkiye mi?
NATO Zirvesi yaklaşırken uluslararası basına yansıyan bir haber, ilk bakışta Almanya ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki savunma sanayii iş birliği gibi görünebilir. Oysa Ankara'da savunma sanayii çevreleriyle yaptığımız değerlendirmeler, meselenin çok daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.
İngiliz Financial Times, Almanya'nın ABD Başkanı Donald Trump yönetimine Amerikan silahlarının Avrupa'da ortak üretimini içeren yeni bir model önerdiğini yazdı. Habere göre Berlin, özellikle Patriot hava savunma sistemleri ve Tomahawk seyir füzeleri gibi kritik platformların Almanya'da lisans altında üretilmesini sağlayacak "ortak üretim konseptleri" üzerinde Washington ile görüşmeler yürütüyor. Haberde, bu girişimin yalnızca Avrupa'nın üretim kapasitesini artırmayı değil, aynı zamanda Trump yönetiminin NATO'ya bakışını ekonomik açıdan daha cazip hâle getirmeyi amaçladığı ifade ediliyor.
İlk bakışta bu, Almanya'nın savunma sanayiini büyütme hamlesi gibi okunabilir.
Ancak Ankara'da konuştuğumuz savunma sanayii çevreleri aynı fikirde değil.
Onlara göre bu haberin satır aralarında çok daha önemli bir gelişme yatıyor.
Çünkü tartışılan konu, Amerikan silahlarının Almanya'da üretilmesinden çok, NATO'nun önümüzdeki on yıllarda savunma üretimini hangi ülkeler üzerine inşa edeceği.
Bir savunma sanayii uzmanının ifadesiyle;
"Bu haber Almanya'nın kazandığını değil, NATO'nun yeni üretim modeli aradığını gösteriyor."
Gerçekten de son yıllarda yaşanan gelişmeler bu değerlendirmeyi doğrular nitelikte.
Ukrayna Savaşı, Avrupa'nın teknoloji eksiği olmadığını ancak üretim kapasitesi konusunda ciddi sorunlar yaşadığını ortaya koydu. Mühimmat üretiminden füze sistemlerine kadar birçok alanda siparişlerin karşılanması beklenenden çok daha uzun sürdü. Bunun üzerine NATO da Avrupa ülkelerinden yalnızca daha fazla savunma harcaması yapmalarını değil, aynı zamanda üretim altyapısını genişletmelerini istemeye başladı.
İşte Almanya'nın Washington'a götürdüğü teklif tam da bu ihtiyacın sonucu.
Peki bu durum Türkiye açısından ne ifade ediyor?
Ankara'da görüştüğümüz savunma sanayii çevrelerine göre, aslında bu gelişme Türkiye için önemli bir fırsat........
