menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir hikaye yazmak

4 0
yesterday

Türkiye'de siyaset uzun yıllardır sadece seçim sonuçları üzerinden okunuyor. Oysa sandıkta ortaya çıkan tabloyu belirleyen asıl unsur çoğu zaman seçim beyannameleri, ekonomik vaatler ya da teknik projeler olmuyor. Toplumun kendisini hangi hikâyenin içinde gördüğü, geleceğini hangi anlatının parçası olarak hayal ettiği daha belirleyici bir rol oynuyor.

Son 24 yılın en dikkat çekici siyasal gerçeği de belki tam burada yatıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi yolculuğuna bakıldığında söylemlerinin zaman içinde değiştiği açıkça görülüyor. Türkiye'nin ve dünyanın değişen şartları, yaşanan krizler, ittifaklar, uluslararası gelişmeler ve iç siyasi dengeler nedeniyle farklı dönemlerde farklı öncelikler öne çıktı. Bir dönem Avrupa Birliği reformları konuşuldu, başka bir dönemde güvenlik politikaları, sonra ekonomik kalkınma, milli teknoloji hamlesi, terörle mücadele, yerli savunma sanayii veya yeni anayasa tartışmaları gündemin merkezine yerleşti.

Bu süreçte yalnızca söylemler değişmedi. Erdoğan'ın yakın çalışma arkadaşları değişti, uzun yıllar birlikte yürüdüğü isimlerin önemli bir bölümü farklı nedenlerle siyasetin dışında kaldı ya da yollar ayrıldı. Sadece siyasetçiler değil, kamuoyunda "yandaş medya" olarak tanımlanan çevrelerde de benzer bir değişim yaşandı. Bir dönem iktidara en yakın isimler olarak görülen bazı gazeteciler, yorumcular ve medya yöneticileri zaman içinde etkilerini kaybetti veya sistemin dışında kaldı.

Bütün bunlara rağmen siyasi iktidarın ayakta kalabilmesi başlı başına incelenmesi gereken bir olgu olarak duruyor.

Burada mesele yalnızca seçim kazanma becerisi değildir. Daha önemli olan, topluma sürekli yeni bir anlam çerçevesi sunabilme kapasitesidir. Başka bir ifadeyle iktidar, kendi destekçilerine yalnızca oy verdikleri bir parti değil, içinde yer aldıkları bir hikâye de sundu.

Siyasette hikâye; insanların kendilerini ait hissettikleri ortak gelecek tasavvurudur. İnsanlar sadece bugün için........

© Yeni Ankara