menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Katil çocuk, maktul öğretmen: Sınır koymayan toplum şiddeti büyütür

13 0
05.03.2026

Dijital dünyaya yaş sınırı gelmeli dedik.Kimlik doğrulaması olmalı dedik.Anonim zorbalık bitmeli dedik.Çocuk sınırsız ve denetimsiz bir dijital evrene terk edilmemeli dedik.

Ve şimdi, 15 yaş altına sanal medya yasağı gündemde.

Bu bir yasak değil; bir koruma refleksidir.Bu bir baskı değil; sorumluluktur.

Henüz kişilik gelişimini tamamlamamış çocukları kimliği belirsiz hesapların, dijital linç kültürünün ve görünmez şiddetin içine bırakmak özgürlük değil, ihmaldir. Kimlik doğrulaması, yaş sınırı ve hesap verebilirlik medeniyet göstergesidir.

Ancak açık konuşalım: Dijital düzenleme tek başına yeterli değildir.

Çünkü zorbalık bir uygulama değil, bir iklimdir.

Ve o iklim yalnızca ekranlarda oluşmaz. Okul koridorlarında, sınıf içlerinde, idare odalarında ve hukuk metinlerinde şekillenir.

Zorbalıkla mücadele pamuk şeker cümlelerle olmaz.“Farkındayız”, “yanındayız”, “birlikte başaracağız” gibi iyi niyetli ama yaptırımsız sloganlar topluma geçici bir rahatlama sağlar; gerçek güvenlik üretmez. Güvenlik; sınırla, kuralla ve caydırıcılıkla sağlanır.

Bugün okul koridorunda başlayan küçük bir itme…Bir alay, bir dışlama…“Çocuk işte” denilerek geçiştirilen bir tehdit…

Yarın dijital linçe, öbür gün fiziksel şiddete dönüşebilir. Çünkü zorbalık sınır tanımaz; sınır koyulmayan yerde güçlenir.

Okullarda ise sessiz bir kriz var. Disiplin yönetmelikleri kâğıt üzerinde; uygulamalar “aman büyümesin” anlayışında. Uyarı verip geçmek, aileyi çağırıp dosyayı kapatmak… Oysa........

© Yeni Ankara