menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trump ABD’yi de kendini de yıkacak

6 0
21.02.2026

Yıkar ve yıkılırsa dünya biraz sallanır ama eski ABD kadar tahribat veremez süpergücün yıkılışı. Boşluğunu hızla dolduracak dengi güçler ve ekonomiler var artık karşısında.

Nükleer savaş, zaten kimsenin ayakta kalamayacağı, herkes için sonu elde sıfır bir seçenek. Ancak bu ABD ve çürümüş sisteminin başkanı, zaten sömüre sömüre incelttikleri zeminde tepinirken kendi içinde çökecekler.

Çin de o yüzden tepinmesine fazla ses çıkamıyor herhalde; zemin çatlayınca rakipleriyle içine ittirecekler günü gelince.

KANAAT VERMEYEN ESNAFLIK

Çok uzun yıllar tanıştığımız bir ahbabımızı, yıllar sonra ilk kez işyerinde ziyaret ettik. Biz sohbet ederken müşteriler arıyor, kulak misafiri oluyorduk mecburen. Arayanlar fiyat alıyor, çoğunlukla da seçenekler arasında kararsız kalınıyor, tavsiye istiyorlardı arkadaşımızdan.

Arkadaşımız, hiçbir görüşmesinde net tavsiyede bulunmadı, hep ikircikli durumda bıraktı müşteriyi. “5 dolara da var 35 dolara da ama karar sizin tabii” diyor, müşterinin tavsiye ısrarına, hiç kanaat oluşturabilecek karşılık vermiyordu.

Müşteri, en azından makul bir yönlendirmeyle anında tercihini yapacaktı belki ama böyle kararsızlığa terk edilince karar vermek için kaç toplantı yapıyordu kim bilir.

Bizim de aklımızdan “Bu kendinden emin olmayan ikircikli söylemiyle bizim oğlan nasıl iş yapıyor?” diye geçmiş, tabii ki seslendirememiştik kendisine. Hâlâ aynı işi yapıyor, mesleğinin iş yapma doğası, doğrusu, müşteriyi arada bırakmakmış demek diye düşünmüştük.

Ya da iş yaptığı kadar, müşterisini de net tavsiyelerle yönlendirmek yerine kararsızlığa terk etmesi nedeniyle kaybetmişti belki de. İşi ne çok büyüyor ne çok küçülüyordu, bildik bileli aynı karar, sabit bir grafiği vardı çünkü.

TRUMP’IN SİSLİ ESNAF AĞZI

ABD Başkanı olarak özellikle de ikinci döneminde, aynı konuşma içinde tam tersi cümleler kurarak konuyu hep sisli alanda bırakması, bizim arkadaşın esnaflığını hatırlatmıştı hemen.

“Anlaşmaya yakınız, anlaşmazlarsa çok kötü yapacağız” demesi, “Erdoğan’la iyi anlaşıyoruz” deyip Amerika’nın Düşmanlarına Yaptırımlarla Karşı Koyma Yasası çerçevesinde Türkiye’ye ağır yaptırımlar uygulaması, İran’la görüşmeler sürerken gidip bombardımana tutması, yasakladığı Rusya petrol ticaretini bizzat Avrupalı müttefiklerinin delmesine göz yumması, Çin’e gümrük vergilerini dün aşırı yükseltip ertesi gün indirmesi…

Ülkeleri, adaları, yeraltı kaynaklarını kendine istemesi, Venezuela’da olduğu gibi gidip, eşkıya gibi çökmesi…

İçeride, göçmenler ülkesinde, sert göçmen politikaları ve kolluk güçlerinin haksız cinayetlerine sahip çıkması…

İnce zemin de buradan kırılıp çökecek işte.

DEVLET İNSAN YAŞATMA SANATIDIR

ABD’nin 50 yıldır ipi boşaldı ama 1990’lardan beri, Irak’a koca devletin yalan gerekçelerle müdahalesinden bu yana başlayan süreç, ABD’nin devletliğinden çaldı hep. Küresel derebeylerinin mafya devletine dönüştü o gün bu gündür.

Üstelik onca çökmelerin, kaynaklar ve ülkelerin bir numaralı sömürücüsü, ödemesi mümkün olmayan 38 trilyon dolar borç yaptı bu arada.

Üstüne de Siyonist örümcek ağının tam ortasına koşarak tuzağına düştü.

Devlet, insan yaşatma sanatıdır, şirket aklıyla yönetilemez.

Bu akıl, dibine kadar sömürdü ABD’yi. Mezar çukurunu Trump’a kazdırıyorlar. Kötülük yumağına dolanmış ABD, ikircikli söylemli esnaf başkanı Trump ile tepine tepine yıkıyor dekor devletini.

Siyonizmin ve sapkın Epsteinler’in karargâhı ABD, saçmalayan boş beleş esnaf başkanıyla bile isteye hakka yürüyor.

Epsteinler’i başköşesinde kavuracak Hakkın cehennemi, ABD ve son başkanı Trump’ın aklını da dumanında savuracaktır.

Şeytani düzenin çocukları, artık kendi başlarını koydu kurban sunaklarında.


© Yeni Ankara