Bilgisizleştirmek için bilgilendirme
O biçimde bir ‘bilgilendirilme’ de denebilir. Doğruyu ve yanlışı aynı anda boca eder, herkesin yüksek sesle konuştuğu, sonra kendi söylediğini de unuttuğu gürültü yaratırsınız, muhakeme körleşir, sağırlaşır, hissizleşir.
Neoliberalizmle uyuşturulmuş beyinlerimizin, durdurulma aşamasına geçildi. Her yerden bilgi fışkırıyor ama bilgilenemiyoruz nedense. Hatta bildiğimizi de unutuyoruz.
Daha önce değinmiştik; gündem çarkının hızlanmaya başladığına, medya ve dijital halinden akan doğru yanlış çoğu çöp her şey, insan beyninin algısına aykırı akışla ittire ittire zihnimize boca edildiğine.
Bu aynı zamanda bir savaş ve istihbarat taktiğidir.
ŞEYTAN TELEFONUMUZA KADAR YERLEŞTİ
4 doğru yanına 1 yanlış bilgi ekler, doğruları etkisizleştirirsiniz. 1 yanlış, 4 doğruyu götürür.
Doğrular ve yanlışlar, bir çağlayan olarak akıyor artık paramızla gönüllü aldığımız en yakınımızdaki cep telefonlarından.
İnsan kasabı Netanyahu ne demişti? “..Elinizde tuttuğunuz telefonlar, İsrail'in bir parçası aslında..”
Kim bilir daha ne marifetler eklenerek çıkıyor yeni modelleri, bir de kuyruklarda birbirimizi çiğniyoruz almak için.
BİLGİNİN KIRINTILARIYLA YETİNİYORUZ
Bilgi, demlenmiş, anlam kazanmış veridir. Ama mutlak değildir. Yeni verilere ulaşınca tekrar değerlendirilir, gerekirse değişir.
Göbeklitepe Höyüğü kazılınca, dünya tarihini yeniden yazmak zorundayız artık. Çünkü arkeolojik kazılarla gözle görülür, dokunulabilir somut veriye ulaştık, bilim olanakları çerçevesinde tahliller yapıldı ve yeni bilgi oluştu.
Yani medyadan, dijital kaynaklardan ya da basılı her türlü eserden bize akan somutlaşmamış her şeyi bilgi ve doğru kabul edemeyiz. Küresel derebeylerinin bu mecralardaki tekeli kırılamadı henüz. Onlar ne isterse onu öğreniyor ya da öğrenemiyoruz şimdilik.
Küresel ekonomi, siyaset, bilim ve toplumsal yaşamı, devletler de dahil dünyayı yönetiyorlarmış çıkarlarına göre. Onların ‘bilgi’ diye sunduğu kırıntılarla besleniyormuşuz.
Bulduğumuz bilimsel makaleyi bile okumadan önce, kimin adamı diye bakmaya başladık. Medya aleminin neredeyse peygamberleştirdiği sözde Siyonizm karşıtı dilbilimci- filozof Yahudi Noam Chomsky, Jeffrey Epstein’in uçağından çıktı ya!
Jeffrey Epstein ve Bill Gates’in 2017 yılındaki Kovid-19 salgın planlaması üzerine iletişim kurduklarını gösteren e-posta belgeleri de çıktı. İlaç firmalarını da ekleyin yanlarına. Gıda, doğal ve yeraltı kaynak tekellerini de.
Dijital tekeller, 150 yıldır yapılamayanı yaptı, 10 yılda muhakemeyi çökertmenin en kısa ve hızlı yollarını buldu.
Hangi bilim, hangi siyaset, hangi ekonomi, hangi düzen ki bilgi sandığımız doğru olsun.
Bilgisizleştirmek için bilgilendiriliyoruz, sazan gibi her şeye de atlamaktan çekinmediğimiz için.
Gündem çarkının hızı artıyor, şimdikini alamazken aklımızın alacağından daha da fazla hızlanacak. O girdaba girdik çünkü. Elek kullanmayan, yaşayan kurbanı olacak.
Önce tüm gereksiz veriyi dışlayacak, doğru-yanlış ayrımını muhakemeden geçirecek, sezginizle süzülmüş veriyi bilgi kabul edeceksiniz, her önünüze çıkanı değil.
Arkadaş sohbetlerinde, düzey fark etmeksizin, rahatsız edici kafa karışıklığının artışına şahitlik ediyoruz. Aynı cümlede en az 3 çelişen fikri kanaat edinmiş, kendini kilitlemiş dostlar artıyor. Üstüne ekonomik kriz, eli ayağı bağlıyor.
Muhakeme yoksa ekonomik kriz olmadan da zihin kilitlenebilir. Düşman, tek mermi atmadan savaşı kazanır.
Epstein Davası’yla zihin işgalcisi derebeylerinin cephesinde beklenmedik bir yarık açıldı. Muhakeme edin de bu yarıktan girip, aklımıza hükmeden sapkın işgalcilerin planını bozalım.
