Emperyalistlerin algı operasyonları
Emperyalistlerin algı operasyonları
Cephede kaybedenler, çoğu zaman savaşı bitirmezler; sadece yöntem değiştirirler. Çünkü bilirler ki bir top mermisinin yıkamadığını, bir cümle yıkabilir. Bir tankın geçemediği yerden, bir algı geçebilir. İşte çağımızın en sinsi cephesi burada kuruludur: zihinlerde. Rabbimiz uyarıyor:
“Onlar, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı uydurman için az kalsın seni ondan şaşırtacaklardı. (Eğer böyle yapabilselerdi) işte o zaman seni dost edinirlerdi.
Eğer biz sana sebat vermiş olmasaydık, az kalsın onlara biraz meyledecektin.” (İsra Sûresi/ 73-74)
Algı operasyonlarıyla hakikate giden yolu tıkmaya çalışmak, ehh-i küfrün değişmeyen vasfıdır.
İslâm coğrafyası uzun zamandır yalnızca haritalar üzerinden değil, anlamlar üzerinden de kuşatılıyor. Şehirler bombalanırken ekranlar konuşuyor; enkaz kaldırılırken etiketler dolaşıma sokuluyor. Cephede geri düşenler, dijital koridorlarda ilerlemeye çalışıyor. Gerçekliğin üzerini örten parlak imgeler, hakikatin sesini bastırmak için devreye giriyor. Çünkü artık savaşın adı “işgal” değil; “anlatı yönetimi”.
Algı operasyonları, modern çağın görünmez ordularıdır. Üniforma giymezler; ama disiplinlidirler. Silah taşımazlar; ama etkileri öldürücüdür. Bir yalanı bin kez tekrar ederek hakikat gibi sunabilir, bir hakikati ise bin şüpheyle görünmez kılabilirler. Böyle zamanlarda insan, duyduğundan çok duyurulana, gördüğünden çok gösterilene maruz kalır.
Daha acı olanı ise içerideki yankılardır. Dışarıdan gelen her söylem, içeride bir karşılık bulduğunda güçlenir. Kimi bilinçli, kimi bilinçsiz… Kimi menfaatle, kimi hayranlıkla… Ama sonuç değişmez: Zihinler bulanıklaştıkça direniş zayıflar. Çünkü zihni işgal edilmiş bir toplumun........
