Osmanlı denizcileri az daha Grönland’a ulașacaktı
Osmanlı denizcileri az daha Grönland’a ulașacaktı
Mustafa Armağan
Öyle anlașılıyor ki Donald Trump’ın Amerika’yı yeniden büyük yapma (MAGA) siyaseti Avrupa’nın yeni bir küçülme dönemini bașlatacak. Danimarka’nın egemenliğindeki Grönland’ı alenen ilhak tehdidinde bulunması da dikkatleri bir anda kuzey kutbuna dogru cevirdi. Bu arada Grönland’ın İngilizcesi Greenland “Yeșil Ada” demektir.
Bakalım ada yeșil mi kalacak yoksa kızıla mı boyanacak? Gündem Grönland olunca hemen güneydoğusunda bulunan İzlanda adası aklıma geldi. Ve İzlanda’ya değen Osmanlı kılıçları...
***
Konuşmacı olarak gittiğim konferanslardan sonra kafası karışanlar etrafıma toplanır, kemikleşmiş bilgilerinin sarsılmasından rahatsızlık duyanlar, “Ama bize böyle öğretilmemişti!” diyerek şaşkınlıklarını beyan ederler. Ben de zihinlerindeki bulaşıkları temizlemenin yolunu yordamını anlatırım kendilerine elimden geldiğince.
Lakin bir seferinde şu sözleri işittiğimde şaşırma sırası bana gelmişti: “Kafamız karıştı, çünkü bir hafta önce sizin yerinizde oturan bir başka hocamız Osmanlı denizcilerinin Akdeniz’e bile tamamen hakim olamadıklarını, burunlarının dibindeki Atlas Okyanusu’nda neler olup bittiğini merak dahi etmediklerini, zaten bu yüzden Amerika’yı bizim değil, Avrupalıların fethettiklerini söylemişti. Gerçekten de Osmanlılar Cebelitarık Boğazı’ndan burunlarını dahi dıșarı çıkarmamış mıydı?”
Anlayacağınız, işimiz, Üstad Necip Fazıl’ın deyişiyle, Osmanlı buzdağının hohlayarak eritilmesi sonucunda oluşan çamur deryası içinden kayıp incileri bulup çıkartmak ve yıkayıp ona aslî parlaklığını iade etmek olacaktır.
İşte Osmanlıların Akdeniz’e hapsolduğu ve okyanuslara açılamadığı iddiası da bu çamurlardan birisi.
İnsan utanır! Hadi Açe Piri Reis filan derken öğrendiğimiz Hint Okyanusu’nu turlayan Osmanlı, okyanus gemilerini bir kenara bırakalım, ya Atlas Okyanusu’nda Kristof Kolomb’un gemilerinden birini avlayan denizcimiz Kemal Reis’imize ne demeli? (1)
Peki bir dönem İngiltere’yi avucunun içine alan Oliver Cromwell’in Cezayirlilerle mektuplaşırken Hicrî takvimi kullanması hangi manaya geliyor?
Buyurun çıban çıkartan bir olay daha: 1600’lerde, ihtiyaç duyulması halinde İngiliz ve İskoç gemileri Kuzey Afrikalı hacıları Mısır’a taşıyor, üstelik bu işten hayli para da kazanıyorlardı!
“Gayrı bunca şaşırdığımız yeter”, demiyorsanız son bir örnek vereceğim. 1603 yılında Fas hükümdarı Ahmed el-Mansur, İngiliz Kraliçesi Elizabeth’e bir mektup yazar ve o devirlerde henüz bakir bir kıta olan Amerika’yı beraberce istila etmeyi teklif eder. İlginçtir, bu teklif, Amerika’da herhangi bir istikbal göremeyen(!) Kraliçe hazretleri tarafından geri çevrilmiştir. (2)
Hollandali Murad Reis
Yıl 1627’dir, yani Sultan IV. Murad’ın iktidar yılları.
Kendi memleketlerinde korsanlık resmen yasaklandığı için işsiz kalan İngiliz ve Danimarkalı korsanlar Cezayir’e........
