Tercüman
Tercüman ne eski bir günlük gazetenin adıdır, ne de bir dilden başka bir dile çevirinin adıdır. O başka bir şeydir. Arap şairi dinleyelim: “İnnes semanine ve belleğtüha; Gad ehvecet sem’i ila terceman.: Bu seksen yıl yok mu seksen yıl; sen de o seksen yıla kavuşasın. Bu seksen yıl beni bir tercümana muhtaç kıldı”
Yani demek istiyor ki; karşımdakinin dediğini duyamıyorum da bir başkası kulağıma eğilip söylüyor.
Seksene ulaşmadı isek de, biz de yavaş yavaş oraya doğru gidiyoruz. Söyleneni duymuyoruz, her nesneyi göremiyoruz… vs. Aah insan bir haftalığına gençlik veya çocukluk yıllarına dönse idi. Dönemiyoruz maalesef. Mesnevi’de anlatılır ki; bir adam yokluktan, fakirlikten dem vurup gezermiş. Mevlana yanına çağırmış adamı. Sormuş: “Şu gözünü bana kaça satarsın? Adam düşünmüş milyonlar istemiş. Ya şu kulağını? Adam yine milyonlar istemiş. Sırayla elini kolunu, şu organını bu organını… Adam bir hayli yüksek fiyat söylemiş. Mevlana: Bre utanmaz adam. Ne kadar zenginsin görüyor musun? Bir de........
