menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dondurmanın sıcaklığında ısınmak

22 0
13.05.2026

Dondurmanın sıcaklığında ısınmak

Bu dünyada faniyiz. Biz de, dünya da… Geldik gidiyoruz. Bir gün; ha bugün ha yarın; buz gibi, ışıksız ve ıssız bir mekana gireceğiz. Ne yardımımıza gelecekler var ne de yediğimiz tokatın bir kısmını üstlenecek…

Bir anekdot dinledim, çok etkilendim.  Aşık Sümmani kaynaklı bir anekdot. Rahmetli Sümmani, 1862 Samikale /Ezurum Narman doğumlu olup 1914 yılında aynı yerde ölmüştür. Çobandır lakin gönlü çağlayanlardandır. Hayali sevgilisi Gülperi üzerine şiirler yazmıştır.

“Ervahı ezelde levhi kalemde,

Bu benim bahtımı kara yazdılar

Bilirim güldürmez devri alemde

Bir günümü yüz bin zara yazdılar”

……………………… diye meşhur şiirin şairi. Halk ozanı değil sadece, aynı zamanda Hak ozanı… Allah rahmet eylesin.

Hikayeyi anlatan diyor ki; bir akşam Aşık Sümmaniyi ziyarete gittim. Bana dedi ki; “gel seninle mezarlığa gidelim.” 

Niçin diyesim geldi. Ama itiraz da edemedim ve gittik. Mezarlığı gezerken yeni kazılmış bir mezar gördüm. İçine ölü konmamıştı. Mezarın o boş hali beni ürküttü. Adeta nereye baksam o mezarı görüyorum. 

Dedim ki: “Sümmani baba! Şu mezardaki dehşetli hali görüyor musun? Kim için kazdılarsa.!”

“En emin yerdir orası” dedi. Bir gün oraya girildiğinde anan bile seni bırakır gider ama merhametlilerin en merhametlisi Allah seni bırakıp gitmez. O’nun yanında olmak ne güzel. O’nunla olmak ne güvenli…” dedi.

Bu imandan etkilendim.

Evet, hepimize Allah böyle iman nasip etsin.

Ben Giresun merkeze biraz uzak Teyyaredüzü Mahallesinde otururum. Bazen merkeze giderim.

Giresun’da çocukluğumdan beri güzel bir adet vardır: Özellikle yaz mevsimlerinde iki tekerlekli el arabaları ile limonata satan insanlar olurdu. O yıllarda o kadar da araç olmadığı için onlara şehrin, özellikle kalabalık caddelerinde gezmek kolay olurdu. Evlerinde yaptıkları limonataları el arabalarındaki fıçılara doldururlar, arabanın önüne yerleştirilmiş musluktan, dileyene belli bir ücret karşılığı bardağa doldurarak verirlerdi. Marketlerin olmadığı, marketlerde satılan meşrubatların da bulunmadığı dönemde bu limonatalar........

© Yeni Akit