Halife Abdülmecid’in kızı Hindistan Berar Prensesi Dürrüşehvâr Sûltân (Vefât 7 Şubat 2006)
Halife Abdülmecid’in kızı Hindistan Berar Prensesi Dürrüşehvâr Sûltân (Vefât 7 Şubat 2006)
HALİT KANAK
Henüz 10 yaşlarında iken 3 Mart 1924 tarihinde ailesi ile birlikte sürgün edildiğinde unvânı; “Devletlü ismetli Hatice Hayriye Ayşe Dürrüşehvâr Sûltân Aliyyetü’ş-şân Hazretleri” idi.
Babası son Halife Abdülmecid Efendi Sûltân Abdülaziz’in oğluydu. Sûltân Vahdettin tahta geçince önce “Veliaht Şehzâde” oldu. Sonra da saltanatın kaldırılması, Sûltân Vahdettin’in Malta’ya sürgün edilmesiyle de TBMM tarafından Halife seçildi.
Abdülmecid Efendi; kültürlü, entelektüel ve sanat becerilerine sahip bir ressam ve hattattı. Arapça ve Farsçanın yanı sıra akıcı Fransızca, normal olarak Almanca ve İngilizce konuşuyordu. Dönemin birçok entelektüeli ile dostluğu vardı. Babacan tavrı ile toplumla kolayca içli-dışlı olabiliyordu.
Halifelik kaldırılarak bütün hânedanla birlikte yurtdışına sürgüne gönderildiğinde yanındaki birkaç kişiden birisi kızı Dürrüşehvâr Sûltân’dı. Dürrüşehvâr 26 Ocak 1914'te Çamlıca'daki konakta doğmuştu. 1964 yılında vefât eden Annesi Atiye Mehisti Kadınefendi Çerkez kökenliydi.
Abdülmecid Efendi, kızına Avrupa Prenseslerinden geri kalır yanı olmadığını düşünerek dört isim vermişti. Hatice Hayriye Ayşe Dürrüşehvâr özel bir eğitimden geçirilmiş, hiçbir fedâkarlıktan kaçınılmamıştı. Prenses, çocukluğunun ilk yıllarını babasının konağında geçirdi.
1918'de Sûltân Mehmed Reşad'ın vefâtından sonra Sûltân Vahideddin tahta çıktı ve Abdülmecid Efendi “Veliaht Şehzâde” oldu. Böylece Dürrüşehvâr Sûltân’da babasıyla birlikte Dolmabahçe Sarayına taşındı.
1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılması ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Sûltân Vahidettin’i 16 Kasım’da “İhânet-i vataniyye” ile ithama karar vermesi üzerine 17 Kasım 1922’de Malta’ya sürgüne gitti. Sûltân Vahideddin'in İstanbul'dan ayrılmasıyla Ankara'daki Büyük Millet Meclisi Abdülmecid Efendi'yi halife seçmişti. Bundan dolayı o artık İslâm Halifesi’nin kızıydı.
Fakat çok geçmeden 3 Mart 1924’te hilâfet de kaldırılarak bütün hânedânın yurt dışına çıkarılmasına karar verilince aynı gün Abdülmecid Efendi yanında oğlu Ömer Faruk, kızı Dürrüşehvâr, çocuklarının hocası Salih Kerâmet Nigâr, iki kadınefendi, özel kâtibi Hüseyin Nakip ve doktoru Selâhaddin Bey olduğu halde, aynı günün gecesi otomobille Çatalca’ya götürülerek ellerine; içinde İsviçre vizeli sadece tek gidişli pasaportlar İle 2000 sterlin bulunan zarf tutuşturularak buradan trene bindirildiler.
İlk durakları İsviçre’de Leman Gölü kıyısında Büyük Alp........
