menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ALAY ACITIR!

19 0
03.08.2026

Alay mevzûu olmanın acısını bilmeyen yoktur. Hepimiz çocukluğumuzda ve hâlen zaman zaman alaycı söz, işâret ve hareketlerle karşılaşmışızdır, karşılaşmaktayız/dır. 

Alay etmenin ne kadar yaralayıcı olduğunu içimizin derinliklerinde yaşadığımız tecrübe ile biliriz. Bunun dil ile, kelimelerle anlatılması pek mümkün değildir; ancak bir yere kadardır. Bu acıyı içinde duyup hâlâ başkalarıyla alay edebilenlere şaşırmamak elde değil. O nasıl bir acıdır. Alay, içinden muhteşem bir insan çıkabilecek bir beden ve rûhu utanç ve ümitsizlik batağında boğabilir. Cemiyet içinde alay ve dalga geçme yüzünden insanlara küsmüş ve kabuğuna çekilerek hayattan kopmuş niceleri vardır. Bu açıdan bakılınca alay, mânevî bir kâtilliktir. Hem de bedene kast eden kâtillikten daha fenâ bir kâtillik. Bedenen katledilen bir defa ölür, mânen katledilen belki yüz, belki bin defa ölür. 

Çocukluğumda ve ilk gençlik çağlarımda benim de çevremdeki insanlarla alay ettiğim olmuştur muhtemelen. Bunu cehâletimden, belki benimle alay edilmesinin intikâmı olarak belki de mücerret zevk aldığım için yapmışımdır. Ama alay edilmenin acısını defâlarca tecrübe edip yaş da kemâlini bulunca bunun nasıl bir cinâyet olduğunu akletmeye başlıyoruz. Ve ettiğimiz alayların hepsine pişman olarak bir daha alay etmemeye kalbimizin derinliklerinde söz veriyoruz. 

Öğretmenliğimin ilk yıllarından başlayarak hemen hemen her sınıfta bir punduna getirerek şu nasîhati yapmaya gayret ettim:

Çocuklar, bana deseniz ki,........

© Yeni Akit