menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Trajik Başarı-Türk Dil Reformu” üzerine notlar (15)

26 0
17.08.2026

“Trajik Başarı-Türk Dil Reformu” üzerine notlar (15)

Geoffrey Lewis’in “Trajik Başarı-Türk Dil Reformu” eserinden notlara devâm ediyoruz. (Tercüme eden: Mehmet Fatih Uslu, Gelenek Yayınları, İstanbul, 2004)

“Güneş-Dil Teorisi” üzerine bilen bilmeyen konuşmaktadır ve dolaşımdaki yazılı ve görüntülü kaynakların birçoğu meseleyi eksik veya tamâmen yanlış bilmektedir. Mevzûun ehemmiyetine binâen notlarımızın bu bölümünde aradan seçmeler şeklinde değil bir bölümü bütün olarak almayı tercih ettik. Önceki yazımızı “Kvergić sahnededir.” notuyla bitirmiştik.

Güneş-Dil Teorisi ve Sonrası

1935 yılında bir ara Atatürk, Viyana’da yaşayan Dr. Hermann F. Kvergič’in kaleme aldığı kırk yedi sayfa uzunluğunda ve ‘La Psychologie de quelques éléments des langues turques’, başlıklı bir daktilo metni aldı. Metinde işlenen görüşe göre, kişi kendi kimliğinin farkına ilk defa, kendisini kuşatmış dış nesneleri tesis etme fikrini idrak ettiğinde varıyordu. Buna göre dil ilk olarak jestlerden oluşurdu ve buna bazı anlamlı sesler sonradan eklenirdi. Kvergić görüşüne dair ispatı Türkçe zamirlerde bulmuştu. M kişinin kendisini işaret ediyordu; ben’in eski biçimi olan men ve elim gibi. N bu kişiye yakın olanı işaret ediyordu; sen ve elin gibi. Z ise daha geniş bir alanı gösteriyordu; biz ve siz sözcüklerinde olduğu gibi. Dahası, Kvergić Türkçe›nin biçimlenen ilk insan dili olduğunu düşünüyordu. Hiçbir şey bundan daha iyi bir zamanlamaya sahip olamazdı.

İki ay önce, aynı yazının bir nüshası da Dil Kurumu›nun dilbilgisi bölümü başkanı Ahmet Cevat Emre›ye gönderilmiş ve o da baştan savma bir inceleme sonucunda bunun ispatsız ve değersiz olduğunu söyleyerek reddetmişti. Atatürk ise çok etkilendi. Bunun sebebi kısmen, Atatürk’ün Emre ile müzakere ettikten sonra mektubun reddinin, Emre’nin Kvergić’i kendine gizli bir rakip olarak gördüğünden kaynaklandığı şüphesidir. “Bana” demiştir Mustafa Kemal, “psikolojik çözümlemeler önemli görünüyor.” O, ilkel insanın kendini ‘Aa!’ ya da ‘Oo’ gibi ünlemlerle dışa vurabileceğini ve dilin bu türden ses çıkarmalarla meydana gelmiş........

© Yeni Akit