menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Söz Hakkı Kime Ait?

44 0
28.02.2026

Meclis’te oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı rapor oy çokluğuyla kabul edildi. DEM Parti, CHP, AKP ve MHP bu rapora kabul oyu verdi. 

Bu bağlamla birlikte, sorunlu bir ele alış şekli yine ön plana çıktı. Kürt meselesiyle ilgili olarak bir gelişme olduğunda hemen dönülüp deniyor ki “Bu konuda sosyalistler ne söylüyor?”. Bu konuyu açıklayabilmek üzere Lenin’in gözlerden kaçırılan bir tutumunu açığa çıkarmak istiyorum. O nedenle, onun  kitabından uzun bir alıntı yapmaya mecburum.

Lenin, “Ulusların Kaderlerini Tayin” kitabında, Semen Semkovski’nin yazdığı bir yazıyı şöyle aktarıyor:

 “Polonya proletaryası Rusya’nın bütün proleterleri ile birlikte ortak savaşı aynı devletin çerçevesi içinde vermek istemesine karşılık, Polonya toplumunun gerici sınıfları, bunun tersini, Polonya’nın Rusya’dan ayrılmasını isterlerse ve bunlar bir referandumda oyların çoğunluğunu sağlarlarsa, nasıl davranmalıyız? Biz, sosyal-demokratlar, merkezi parlamentoda, Polonyalı yoldaşlarımızla birlikte ayrılmaya karşı mı oy vermeliyiz, yoksa ulusların kaderlerini serbestçe tayin hakkını ihlal etmemek için oyumuzu ayrılmadan yana mı kullanmalıyız?” 

Lenin’in bu soruya karşılık şu cevabı veriyor: 

“Ulusların kaderlerini tayin hakkı, bay likidatör, bu sorunun merkezi parlamentoda değil, ayrılan azınlığın parlamentosunda, meclisinde ya da referandumunda karara bağlandığı anlamını taşır. Norveç, İsveç’ten ayrıldığı zaman, buna karar veren tek başına Norveç oldu. 

Bu yüzden, ‘ulusların kaderlerini tayin hakkını ihlâl etmemek üzere’ pek akıllı........

© Yarın Haber