menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bayramlaşma bahanesiyle ayrışmak

21 0
02.06.2026

Bayramın son günü Güvenpark’ta yaşanan, Güvenpark toplantısına katılanlarla da sınırlı kalmayıp, yapılan miting’i canlı veren televizyonlarının başında izleyen azımsanmayacak sayıda kişiye de yayılan heyecanın nedeninin, CHP’nin, İmamoğlu destekli Özgür Özel “liderliğinde” tam iktidar olacakken, iktidarın gayrimeşru tutumuyla engellenmiş olduğu düşüncesi olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Gayrimeşru tutum olarak niteledikleri şey ise pek tabii ki,  ilgili mahkeme ve tabii ki Yüksek Seçim Kurulunun, fiili gerçeklikle tutarlı olsa da, hukuki açıdan benim de sakat olduğunu düşündüğüm kararları.

Bu açıdan bakıldığında, Güvenpark’ta başlayıp, Anıtkabir’e yürüyüşle devam eden söz konusu “bayramlaşmayı”, ülkeyi 20 küsur yıllık AKP karanlığından çıkaracak bir umut ışığı olarak değerlendirmek mümkün. Yine aynı açıdan bakıldığında, diğeriyle aynı saatlerde CHP Genel Merkez’inde yapılan “bayramlaşma toplantısında” konuşan Kılıçdaroğlu’nun, “Benim bu millete bu aziz millete bu cefakar örgüte bir özür borcum var. Bu milletin kurtuluşu, adaleti ve aydınlık geleceği için başlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ terör örgütü ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum” sözlerini ise büyük bir hırsın/kinin ve AKP’nin oyuncağı olmanın göstergesi olarak değerlendirmek mümkün.

Bu gün, kendisini Atatürkçü, cumhuriyetçi olarak niteleyen ve dün yaşanan olayları yorumlayan basına hakim olan algı ya da görüşün de bu noktada olduğunu söylemek mümkün. Örneğin Cumhuriyet, Sözcü, Nefes Gazeteleri, Halk TV, Sözcü tv, Now TV, Kılıçdaroğlu’nun bu konuşmasını eleştirmekte, hatta esas FETÖ’cü Özel değil sensin deme, daha da öte bu konuda kanıt sunma konusunda yarış içerisinde oldular adeta.

Gözlerden kaçan, kaçmasa da dillendirilmek istenilmeyen şey ise bu yayın organlarının ve bu yayın organlarında yazı yazıp, yorum yapan zevatın -istisnai birkaç yazar dışında-, 2023 seçimleri öncesinde uzun yıllar boyunca Kılıçdaroğlu’na yoğun, istikrarlı ve kendileri gibi düşünmeyenleri hain diye niteleyecek ölçüde agresif bir şekilde destek vermiş oldukları gerçeği. Ne de olsa dün dündü, bu gün de bugün. Hep söylenmiyor mu, Türk Halkının hafızası/maksimum akılda tutma süresi bir hafta diye. Dolayısıyla kafalarına bir şey takmalarına, dün söylediklerinin tam tersini söylemelerinde alıcılar açısından bir sorun yok.

Düne kadar coşkulu Kılıçdaroğlu savunucusu olup, şimdilerde sorgulamayan, fanatik bir tavırla Özgür Özel-Ekrem İmamoğlu destekçisi Uğur Dündar, vb. bu cenahın “ağır toplarının/abilerinin” de aralarında yer aldığı oldukça geniş bu kadronun, Yıldıray Oğur ya da Bülent Arınç kadar dahi olamayıp, bir özeleştiri dahi yapmadıklarını da ilave edeyim.  Bu açıdan bakıldığında, “Kendimi ‘kullanışlı aptal’ olarak görmüyorum” diyen, bir anlamda, yaptıklarını bilinçli yani teamüden........

© Veryansın TV