menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İYİLİĞİN GERÇEK SERMAYESİ

15 0
16.03.2026

Değerli okuyucularımız,İnsan bu dünyaya sadece mal biriktirmek için değil; gönül kazanmak, iyilik yapmak ve ardında güzel bir iz bırakmak için gönderilmiştir. Ne var ki hâlâ bu can bu nefesi taşırken iyilikten, yardımseverlikten ve cömertlikten habersiz nice biçare insanlarımız bulunmaktadır. Paralarının, mallarının ve mülklerinin hesabı yoktur; fakat bir fakirin elinden tutmak, bir muhtaca yardım etmek, hayırsever olmak, vicdanlı ve merhametli bir insan olabilmek akıllarının ucuna bile gelmez.Oysa dünya malı geçicidir. İnsan bu dünyadan göçüp gittiğinde geriye ne altın kalır ne de servet. Geride kalan tek şey, yapılan iyilikler ve kazanılan dualardır. Yüce Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmaktadır:“Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz.”(Âl-i İmrân, 3/92)Gerçek iyilik, insanın en sevdiği şeylerden başkalarına da pay ayırabilmesidir. Malını sadece kendisi için biriktiren kişi aslında fakirdir; çünkü kalbi paylaşmanın huzurundan mahrumdur. Oysa paylaşan insan hem dünyada huzur bulur hem de ahirette büyük bir mükâfat kazanır.Bir başka ayette ise Rabbimiz infak edenleri şöyle müjdelemektedir:“Allah yolunda mallarını harcayanların hâli, yedi başak bitiren bir tohum gibidir. Her başakta yüz tane vardır. Allah dilediğine kat kat verir.”(Bakara, 2/261)Görüldüğü gibi yapılan bir iyilik, Allah katında kat kat karşılık bulur. İnsan bir lokma ekmeği paylaştığında bile aslında kendisi için ebedî bir sermaye biriktirmektedir.Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de cömertliğin ve merhametin müminin en güzel vasıflarından biri olduğunu şu sözleriyle ifade etmiştir:“İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.”(Hadis-i Şerif)Bir başka hadis-i şerifte ise şöyle buyurmuştur:“Sadaka malı eksiltmez.”(Müslim)Demek ki insan verdiğiyle fakirleşmez; aksine bereket kazanır. Çünkü Allah için verilen her şey, görünmeyen bir rahmet kapısı olarak sahibine geri döner.Ne yazık ki paranın ve dünya sevgisinin esiri olan bazı insanlar kendileri için istediklerini Müslüman kardeşleri için istemezler. Bu bencillik, insanın kalbini karartan en büyük hastalıklardan biridir. Oysa gerçek iman, başkalarını da düşünmekle kemale erer. Peygamber Efendimiz bu hakikati şöyle ifade etmiştir:“Sizden biri, kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe gerçek iman etmiş olmaz.”(Buhârî, Müslim)Unutmamak gerekir ki bu dünyada insanın gerçek sermayesi; yedirdiği, içirdiği, giydirdiği ve insanlara yaptığı iyiliklerdir. Bir yetimin başını okşamak, bir fakirin duasını almak, bir garibin gönlünü sevindirmek… İşte bunlar insanın ahiret hazinesini dolduran en değerli amellerdir.Bugün elimizde olan servet, makam ve imkânlar yarın başkalarının eline geçecektir. Fakat yapılan iyilikler, Allah katında ebediyen kaybolmaz. Bu yüzden geliniz; kalplerimizi merhametle, ellerimizi cömertlikle süsleyelim. Çünkü insanı yücelten şey sahip olduğu mal değil, paylaştığı iyiliktir.Rabbimiz bizleri malın değil, merhametin zenginleri olan kullarından eylesin. Gönlümüzü iyilikle, hayatımızı hayırla bereketlendirsin.Selam ve dua ile…


© Van Havadis