Mutlak butlan, CHP’yi kurtarma fırsatı
Kaset şantajıyla genel başkanları gitti, sineye çektiler…
FETÖ partiyi avucuna aldı, göz yumdular…
Terör örgütü sınırımızda devlet kurmaya, ülkemizden de parça koparıp ‘teröristan’a eklemeye çalışırken siyaseten destek vermeyi içlerine sindirebildiler…
Bölgesel özerkliği kapsayan anayasa taslağı hazırlamayı umursamadılar…
15 Temmuz’a ‘kontrollü darbe’ deyip, FETÖ’yü aklamaya çalışmakta hiçbir beis görmediler…
MİT tırı ihanetini sorgulamaya bile ihtiyaç duymadılar…
Biden “Artık darbe yapmayacağız, dostlarımızla Erdoğan’ı devireceğiz” dedi, nereye gittiklerinin üzerinde bile durmadılar…
O günlerde ‘millî çizgideki’ CHP’lilere çok dil döktük, “partinize sahip çıkın” diye, hiç kulak asmadılar.
İş döndü dolaştı, partilerinin ‘para ile satın alınmasına’ kadar geldi.
O vakte kadar ‘kol kırılır yen içinde kalır’ kafasıyla CHP’de olan biten absürtlükleri hiç umursamayan bir kesim, memleketi değil, CHP’yi dert edinmeye başladı!
Kemal Kılıçdaroğlu’nun, delegelere dağıtılan rüşvetle devrildiğini; Özgür Özel’in, Ekrem İmamoğlu’nun ‘kontrollü darbesi’ ile genel başkanlık koltuğuna oturduğunu anlatmaya başladılar.
Sonrası çorap söküğü gibi geldi.
Önce, Ekrem İmamoğlu’nun inşaat şirketinin başındaki ismin, toplanan balya balya rüşvet paralarını sayarken görüntüleri ortaya çıktı.
Sonra bu paraların, milletvekillerine tahsis edilen çakarlı arabalarla kimlerden toplanıp nerelere taşındığı anlatıldı.
CHP içinden ve CHP’li belediyelerden ihbarlar yağdıkça, görüntüdeki para kulelerinin, buzdağının görünen yüzündeki küçük bir miktarı olduğu, rüşvet ve yolsuzluk üzerine kurulu ‘sistem’in çok daha geniş bir alana yayıldığı anlaşıldı.
Kurultayda dağıtılan paraların hangi döviz bürosunda bozulduğu, delegelere sadece para değil, KİPTAŞ’ın yaptığı evlerden bile........
