Çocuk yanımızı hiç kaybetmeyelim
Bu yazımızda eşler arasındaki iletişimde empati, ebeveyn ile çocuklar arasındaki empati ve iş hayatındaki iletişimde empati konularına kısaca göz atalım.
Empatiyi kuramamayı bir iletişim noksanlığı olarak görürsek, bu becerinin yokluğu en çok eşler arasında, çocuklar ile ebeveynler arasında ve iş ortamında kendini hissettirmektedir. Şimdi empatinin hem kişisel hem de toplumsal hayattaki önemine değinelim.
Eşler arası empati: Eşlerin empati kurabilmeleri için her şeyden önce aralarında yoğun bir sevgi bağının varlığı şarttır. Sevgiden yoksun olan eşlerden birbirlerini anlamalarını, birbirlerine saygı duymayı, değer vermeyi ve birbirlerinin anlayacağı dilden konuşmalarını bekleyemeyiz. Eşler arasındaki karşılıklı sevgisizlik sonucu, dünyaya gelen çocukları ise ya duygusal ya zihinsel ya da bedensel özürlü olarak hayatlarını sürdüreceklerdir.
Çocuk-ebeveyn ilişkisinde empati: İlk önce ebeveyn olarak çocuk yanımızı hiç kaybetmememiz gerekiyor. Çocuk ruhunu anlamak için çocuk dili ile konuşmayı bilmek gerekir. Eğer çocuğumuza konuşma fırsatı vermiyorsak, çocuk devamlı susmayı tercih eder ve kendini ifade edemezse zamanla kendine güveni olmaz. Neden benim çocuğum sessiz, niçin içine kapalı, niye diğerleri gibi değil, niye duygularını ifade edemiyor, ürkek, çekingen gibi yakınmalarla karşılaşmak kaçınılmazdır. Oysa çocuğu bu duruma iten anne ve babadır. Kendimizi çocuklarımızın yerine koyalım ve onların hayat alanlarından ve pencerelerinden bakalım olaylara. Kısacası kendi çocukluğumuzu hatırlayalım.
Evde, iş........
