Görüşmemiz mahşere kaldı...
“Bu aynayı sana Fevziye abla hatıra olarak gönderdi belki bir daha görüşemeyiz...”
Ferit ile Fevziye’nin aşkını anlatmaya devam ediyorum... Ben de “tamam abla ne söyleyeceksen söyle. Aramızda sır kalacak” dedim.
Fevziye dertli dertli içini çekerek “Benle Ferit birbirimize âşığız. Ben hep uzaktan ona o da bana uzaktan bakar, dilimiz pek konuşmaz ama gönül dilliyle birbirimiz anlarız. Elimiz daha birbirine değmemiş ama onu çok seviyorum. Bu aynayı götür Ferit’e hiç kimsenin olmadığı bir yerde ver ve de ki: Fevziye sonbaharda gelin olup uzak diyarlara gidecek. Belki de bir daha birbirimizi hiç görmeyeceğiz. O da benim gibi aşkını gönlünün derinliklerine gömsün. İnşallah mahşerde görüşürüz” dedi ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. “Bu âdetler yerin dibine........
