menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çalıntı nesiller

7 1
12.02.2026

28 Şubat Zorbalığının olanca gaddarlığıyla ülke çapında mezalim yaptığı '90’ları yaşıyorduk… Bir gün Yeşilköy Havalimanında Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu’yla karşılaştık. El sıkışır-sıkışmaz hemen derdini dökmeye başladı. Kederli bir sesle anlatıyordu:

-Bu adam, kürsümü lağvetti. Hakkında F. A. Zeitung gazetesinde bir makale neşroldu. Dönüşte sana gönderebilirim. Alâkadar olursan çok memnun olacağım…

Sözünü ettiği yazı, iki hafta sonra geldi:

Hocanın "bu adam" diye işaret ettiği İst. Üni. Rektörü Kemal Alemdaroğlu’ydu. Alman gazetesi, rektörün tesettürlü talebelere reva gördüğü muamelelerle Prof. İhsanoğlu’nun edebiyat fakültesindeki kürsüsünü lağvetmesini kınıyordu…

Bir başkasının yazısını sütunumda yayınlamak gibi bir âdetim yoktur. Ne var ki Alemdaroğlu’nun yaptıkları, ciğerimize saplanan paslı bıçaklar gibiydi. Bu sebeple yazıyı dikkatle okuyup şikâyet mevzuu olabilecek tarafları ayıkladıktan sonra kaynağını da göstererek sütunumuzda aynen yayınladık…

1 ay sonra bir dâvâ tebligatı geldi:

İst. Üni. hakkımızda dâvâ açmıştı.

Ucuz kurnazlığa kaçmışlardı.
Yazıda üniversite değil, rektörün haksız tasarrufları konu edilmekteydi. Bunu esas alarak itiraz ettik. 15 gün sonra yeni bir tebligat masamızdaydı. Dâvâcı, Kemal Alemdaroğlu’ydu. Hâdise, bir ceza dâvâsıydı. Ekmeleddin İhsanoğlu’nda yazıdan başka bilgi ve belgeler de olabilirdi. O sırada IRCICA Başkanıydı. Telefon açtım. Bir toplantıdaymış; buna rağmen telefona çıktı. Yukarıdaki gelişmeyi ve arama sebebini anlattım. Verdiği cevap aynen şu oldu:

-Rahimciğim, ne olursun, beni böyle şeylere karıştırma!

Biz, terbiyemizi muhafaza ederek gereken cevabı vermedik. Kendisi yüzünden mahkemelik olmuştuk. O ise bizi böyle karşılıyordu:

-Araştıracağım; neler var-neler yok bakayım; bir araya gelerek istişare edelim, diyemedi.

Yapılan tam bir........

© Türkiye