Son günlerde Bursa, acayip insanlarla dolup taşıyordu!..
Sırf muhalefet olsun diye Seyyid Molla İbrahim’e katılmıştı. Tam aradığı adamdı. Yiyip eğlenen böyle başka bir âlim var mıydı bu dünyada?!
Erkara, delilik yapıp hır çıkaracak vaziyette değildi. İsteseydi Doğan denilen o baş belasını hançeriyle delik deşik edebilirdi. Her yerde karşısına çıkmazsa olmazdı. Ama ona dünyanın kaç bucak olduğunu göstereceği günler yakındı. O Emir Sultan’ı çok sevdiğinden bu da isteyerek, bilerek sevmek istememişti. Sırf muhalefet olsun diye Seyyid Molla İbrahim’e katılmıştı. Tam aradığı adamdı. Yiyip eğlenen, vur patlasın çal oynasın diyen başka bir âlim var mıydı bu dünyada? Aradığını fazlasıyla bulmuştu burada. Kendisi gibi dünya ehli olduğunu anlayınca da sadık elemanı oldu...
Önü yeni sulanmış asmalı kıraathanenin önünden geçerken canı ayran içmek istedi. Kim var, kim yok, kabilinden içeri baktı. Ak sakallı, tombul yüzlü, mor hırka ve kaftanlı biriyle, esmer, kaba bıyıklı orta yaşlarda, kalın abalı bir kişi açık pencerenin dibindeki sedirde oturmuş, fiskos bir şeyler konuşuyordu. “Herkes câmiye giderken bunların burada ne işi var?” dedi Erkara. Son........
