menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu iftiracılar, yalancılar şeytanı bile gölgede bırakırlardı!

36 0
12.08.2026

Siyah ve beyaz kadar zıt, bu iki dünyanın biri almak, diğeri vermek için çalışıyordu. Bunların hepsi de inançlarından kaynaklanmıyor muydu?

Nasıl yalvar, yakar çağırdıklarını, verdikleri altınları, önünde iki büklüm duran itibarlı insanları düşündü. Koca koca adamların ümidi olmuştu o zaman.

Ölüm korkusu, devletlerini ve servetlerini kaybetme endişesiyle benizleri sararmış, yalnız hile, yalnız fitne düşünen, şeytanları bile gölgede bıraktıracak yalanlar uyduran, iftiralar atan bu insan yığınıyla Bursa’dakileri kıyas etti gayr-i ihtiyari. Buradakiler, süslü elbiseler içinde birbirlerinin kanını, şarap yerine içerken, doymak nedir bilmezken, oradakiler, derin tevekkül, hoşgörü, sükûnet içinde, az şeylerle, çok mutlu olmayı başarmıştı.

Türkler, aynı zamanda gerçekçiydi. Hakkı ve hakikatleri unutmaz, mağrur olmaz, para, servet, ihtişam, saltanat gibi şeylere fazla tenezzül etmez, kimseye muhtaç olmayı sevmez, isteyeni de boş çevirmezdi. Sandık sandık altın, mücevher, toplayıp fâni dünyayı ölümsüz sanan ihtiraslı gafillerin budalalıklarına şaşarlar.........

© Türkiye