"O, Kâbus denilen densiz, fırsat düşkünü Sultan’ım"
Sultan Yıldırım: "Beyazıd Paşam, Akıncı Doğan Bey’in vakit kaybetmeden sefere devam etmesi çok isabetli oldu."
Padişah, iri şahin gözlerini uzaklara çevirdi. Delillerinden emin olan sade insanlara mahsus bir kanaatle; “Kendi kazdıkları kuyuda boğulacaklar” diye söylenerek divana yöneldi.
Malum cumâdan sonra hep; “Av peşinde gezerken, gafil avlandım” diyen Sultan Yıldırım, işi kavi tutuyor, sık sık devlet ileri gelenleriyle toplantılar yapıyor, fikirlerini alıyordu.
- Beyazıd Paşam, Akıncı Doğan Bey’in vakit kaybetmeden sefere devam etmesi çok isabetli oldu.
- Belî Sultan’ım. Ve bilhassa bu hadiselerin arkasındaki zât, Kâbus hakkında, kendisine detaylı malumat da gönderildi.
- O, Kâbus denilen densiz, fırsat düşkünü Sultan’ım.
Diyen Gâzi Evrenos, padişaha baktı. Tepkisini merak ediyordu.
- Siz muhterem ricalin, ilim, sadakat ve ihlâsı ile rahatlamaya gayret etmekteyim, lâkin…
Yutkundu Yıldırım Han;
- Mükemmel insan, ulemâ-i cedit, daha ne âli sıfatlar ve isimlerle muhtelif fitneciler…
Cümlesini bir türlü tamamlayamadı. Kayıtsız, şartsız devletin........
