İlber Ortaylı’nın ardından
İlber Ortaylı 78 yaşında vefat etti. Allah (celle celalühü) rahmetiyle, merhametiyle muamele eylesin. Toplumdaki tarih farkındalığının artmasına katkı sağlamış bir tarihçiydi.
Topluma mal olmuş isimlerin vefatlarından sonra son dönemde ilginç alışkanlıklarımız türedi. İlber Hoca’nın vefatında da benzer alışkanlıkları görünce yazmaya karar verdim.
- Anında birlikte çekilmiş bir fotoğraf bulup o fotoğrafla paylaşmak. Beraber çekilmiş bir fotoğrafın olması bir şeyi değiştirir mi? Bilemiyorum. Muhtemelen bu durum sosyal medyanın tetiklediği etkileşim hastalığımız yüzünden. Öyle olmasaydı cenazelerde göğüse rahmetlinin vesikalık fotoğrafını iğnelemek yerine beraber fotoğrafımızı bastırıp iğnelerdik herhâlde.
- Birisi vefat ettiğinde, hatırasını sayan tazimle anar, saymayan ise edeple susar. Olumsuz anısı olanların hemen o kişinin aslında o kadar iyi biri olmadığını anlatma çabası da üzücü. Bir akademisyen, İlber Ortaylı’nın kendisine tez danışmanı olmamasını anlatıp bunu onun kibrine bağlamış. Daha mevta yerdeyken cenazesi kılınmamışken bu olumsuz hatıraları aktarmanın, çok etkileşim alsa bile rahatsız edici olduğunu düşünmüyoruz. Velev ki dediklerinizde haklısınız, ne değişir? Ya sübjektif anlatıyorsanız, nasıl cevap verecek?
- Bir de bunun olumlu hatıralar kısmı var. “Beni çok severdi, beni oğlu gibi görürdü, hatta derdi ki Ömer sen benim veliahtımsın” gibi gerçeklikten uzak, hakikati eğip büken........
