menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD’nin İsrail Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamaları ne anlama geliyor?

41 51
24.02.2026

Geçtiğimiz günlerde dijital medyanın en etkili figürlerinden Tucker Carlson’ın karşısına çıkan ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’yi izlerken, sadece bir diplomatı değil; bir süper gücün dış politika hafızasının nasıl bir teopolitik körlüğe teslim olduğunu seyrettik! Carlson sordu, Huckabee cevapladı; ancak verilen cevaplar diplomatik birer argüman değil, Orta Doğu’nun bölgenin kırılgan jeopolitiğini daha da sarsacak bir mahiyetteydi.

Huckabee bir ara öyle bir cümle kurdu ki, öyle bir cümle kurdu ki, bunun diplomatik teamüller bakımından tartışma doğurması kaçınılmazdı:

"İsrail ordusu, Amerikan ordusundan daha ahlaklıdır."

Bir düşünün; kendi devletinizin resmî temsilcisisiniz, ama kendi ordunuzu, kendi evlatlarınızın görev yaptığı o yapıyı bir başka ülkenin ordusunun altına hiyerarşik olarak yerleştiriyorsunuz. Bu sadece bir gaf değil; bu, bir devletin kendi onurunu ve otonomisini elleriyle teslim etmesidir.

Modern devlet teorisinde ordu, egemenliğin en somut tezahürüdür. Eğer bir büyükelçi kendi ordusunu daha az ahlâklı ilan ediyorsa, o noktada diplomatik temsil yeteneği bitmiş, ideolojik bir sözcülük başlamıştır. Amerikan "Önce Amerika" doktrininin en büyük müttefiki olan Huckabee’nin bu sözleri, aslında müttefikliğin değil, bir vazgeçişin ilanı.

Carlson’ın mülakat boyunca ısrarla sorduğu o meşhur soru, aslında Amerikan dış politikasının kalbindeki uru işaret ediyordu:

"Birincil sadakatin Washington’a mı, yoksa Kudüs’e mi?"

Huckabee’nin "İsrail’in çıkarları ile ABD’nin çıkarları her zaman örtüşür" şeklindeki cevabı, jeopolitik bir gerçeklikten ziyade, siyasal bir bağlılık beyanıydı. Ancak biz biliyoruz ki; hiçbir devletin çıkarı bir başka devletle sonsuza kadar ve her alanda örtüşmez.

Türkiye’nin defaatle vurguladığı “Stratejik Otonomi” kavramı tam da bu noktada anlam kazanıyor. Bu yaklaşım, Türkiye’nin kendi millî çıkarlarına dayalı, esnek ve çok boyutlu bir dış politika izlemesini ifade eder. Yeni çok kutuplu dünya düzeninde denge kurucu bir aktör olma iddiası da buradan beslenir. Zira bir devlet,........

© Türkiye