menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

22 Ekim’den 18 Şubat’a “Terörsüz Türkiye” Doktrini

38 16
19.02.2026

Dün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen Terörsüz Türkiye raporu, bir temenni metni değil, devletin ikinci yüzyılına dair güvenlik mimarisinin ilanıdır. 18 Şubat 2026 tarihi, askerî sahada elde edilen mutlak hâkimiyetin ilk kez sistemli biçimde hukuk ve siyaset zeminine tercüme edildiği gün olarak kayda geçmiştir. Bu nedenle ortada bir çözüm arayışı değil, sonucu belirlenmiş bir sürecin kurumsallaştırılması vardır.

Meclis çatısı altında yürütülen çalışmalar, yalnızca siyasi retoriklere değil devasa bir veri setine dayanmaktadır. Komisyonun 21 toplantılık mesaisi boyunca 137 kurum ve uzman dinlenmiş, 4 bin 199 sayfalık tutanak arşivinin oluşturulduğu bir süreçten söz ediyoruz. Bu arşiv yalnızca güvenlik raporlarının toplamı değildir; bölgedeki aşiret yapılarından kırk yıllık ekonomik maliyete, toplumsal beklentilerden istihbarat analizlerine kadar devletin hafızasının sistematik hâle getirilmesidir. Bu nedenle metnin merkezindeki terör örgütünün silah bırakması başlığı aslında teknik bir eşik anlamına geliyor: Güvenlik birimlerince teyit edilmeyen hiçbir gelişme siyasi veya hukuki sonuç doğurmayacaktır. Devlet ilk kez bir meseleyi umut üzerinden değil doğrulanmış gerçeklik üzerinden yönetmeyi tercih etmektedir.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla 22 Ekim’de başlayan süreç bu yaklaşımın siyasi şemsiyesini oluşturdu. O gün yapılan çağrı, klasik anlamda bir müzakere daveti değil, yaklaşan........

© Türkiye