menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sadece mavi ve yeşille resmi yapılabilen şehir: Rize

21 0
03.05.2026

Altı deniz mavisi, sahil çim yeşili, çay yeşil, çam yeşil, dağlar kar beyaz, üstü gök mavi, sis mavi...

imdi değişik kazanç kapıları var ama otuzlu kırklı yıllarda Rize’de hayat zordur. Arazi engebelidir, ziraat fasulye, kara lahana ve mısırdan ibarettir anca.

Mısır kalenderdir, dosttur, az olur, çok olur neticede karın doyurur.

Öyle uçsuz bucaksız meraları yoktur, hayvancılık çaresizlikten yapılır. Sığırlar yazın binbir zahmetle yaylaya çıkarılır, kışın köye indirilir ahırlara kapatılır. Yorucu ve masraflıdır.

Rize toprağı bereketlidir ama alanı dardır. Kara yemişi, mandalinası, Trabzon hurması güzel olsa da millet kendine yetecek kadar yapar, kokulu üzümü çocuklara yedirir pepeçura için saklar. Bu narin meyveleri İstanbul’a ulaştırmak derttir, kamyoncu üç gün direksiyon sallar, mavnalar iki haftada ulaşırlar. O arada meyvelerin suyu çıkar, çürüyenler atılır deryaya.

Bugün sahil yolu vızır vızır işliyor, her dakika üç beş tır geçiyor Gürcistan Azerbaycan tarafına. İniş yok, yokuş yok, viraj yok, dağlar tünellerle aşılıyor. Mesela uzuun uzun saatlere mal olan Bolaman Rampaları mazide kalmış, şimdi üç beş dakikada geçiliyor.

Dünyanın üçüncü büyük tüneli Zigana (Trabzon-Gümüşhane) ve dünyanın dördüncü uzun tüneli Ovit (Rize-Erzurum) Karadeniz’i Anadolu’ya bağlıyor. Hâliyle kiviymiş, hamsiymiş kolayca taşınıyor.

Rahmetli Menderes yöreyi ziyaretinde, ürün çeşitlendirmek için çareler arar.

Zihni Derin adlı bir ziraat mühendisi “Yahu” der “Şu çay Batum’da yetişiyorsa Rize’de niye olmasın? İkisi de aynı coğrafya.”

Uğraşır didinir ve yetiştirmeyi başarır sonunda. Yetmez, soldurur, kıvırır, fermente eder, fırınlar, eleklerden geçirir, sapını çöpünü ayıklar. Devlet eliyle paketler ve yollar yurdun dört bir yanına.

Çay parası Rize halkına nefes aldırır, yamaçlar yeşile boyanır bir anda. Ürün uzun yıllar TEKEL’in tekelinde kalır.

Rahmetli Özal özel sektöre de açar. Marka ve çeşit artar, rekabet pazara hız katar.

Sizce Türkiye’de günde kaç bardak çay içiliyordur acaba?

Bakın ben tahminimde yanıldım tutturamadım, rehberimiz 400 milyon dedi, yarısına bile ulaşamadım.

Efendim çay demleme işi de ikiye ayrılır kendi arasında.

Biri ecnebilerin yaptığı gibi fincana poşet sallama. Bu bizi kesmez, doyurmaz, kandırmaz. Delikanlıyı bozar, amatör eğlendirir anca!

Tiryaki n’etsin onu, buharı buruk demlik çayını ince belliyle hüpletip ohhh diyemedikten sonra.

Türkler su ve çayı en uygun şartlarda buluşturur, tadına, kokusuna kafa yorarlar. Hatta keyiflerine göre harman yaparlar.

Bu işe biraz da Seylanlılar ve Japonlar meraklı. Hatta abartıyor, merasime çeviriyorlar. Yok hususi mekânlar,........

© Türkiye