Namaz, nimetlere teşekkür etmektir
Namaz, bütün varlığımızla kendisine medyûn-u şükran olduğumuz Rabbimize karşı bir saygı duruşudur.
Namaz, bizlere sayısız nimetler veren, affı ve merhameti bol olan Rabbimize karşı bir şükran-ı nimettir. Varlığımızı, hayatımızı, varlıkta kalışımızı, hayatta kalmak için muhtaç olduğumuz gıdalarımızı, sularımızı, ışıklarımızı, nefeslerimizi kendisine borçlu olduğumuz Rahman ve Rahim olan Allah'a karşı, hem sözlü hem fiilî hem aklî, hem de kalbî şükranlarımızı arz etmek kadar vicdanı rahatlatan bir şey yoktur. Bu açıdan bakıldığında, namazın bir fıtrat vazifesi, yaratılış hamurunda var olan bir hayat mayası olduğu anlaşılır. (Yalnız sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım isteriz) münâcâtı, gerçekten kulun Yaradanına karşı çıkması gereken bir yakarış, bir yalvarıştır.
Namazın Arapçadaki adı olan "Salât" kelimesi, "Sıla-i rahîm" dediğimiz ifadedeki "sıla" ile aynı kök harflerini paylaşmakta ve "buluşmayı, kavuşmayı"........© Türkiye
