menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bayramlar ve tatiller

26 0
04.04.2026

PROF. DR. OSMAN KEMAL KAYRA

Köklü milletlerin en önemli haysiyet ve şeref tapuları destanlardır. Bir millet ne kadar eski ve târihte ne kadar yer almışsa destanları da o kadar çoktur veyâ az da olsa çok değerlidir.

Meşakkatli günlerin sonunda huzûra erme, barış, savaş sonu zafer, acı hâtıralar, kuruluş ve bâzı olayların hatırlanması amacıyla yapılan kutlamalar, millî ve dînî bayramlar, milletlerin önem verdiği zaman birimleridir.

Millî bayramlar sâde o millete âitken, aynı din mensûbu milletlerin kutsal bayramları ortaktır. Bâzı bayramlar da uluslararasıdır. 1 Mayıs İşçi veyâ Emek Bayramı gibi.

Bayram ve tâtiller niçin vardır?

İnsanlar geçmişleriyle övünmek için evvelâ kendi kök âile gelenekleriyle iftihâr ederler. Babası câhil olan bir evlât basından söz ederken: “Babam belki câhildi, ama ârifti; insanın içini okurdu.” Veyâ: “Siz bakmayın babamın ilkokul mezûnu olduğuna, o şimdiki birçok üniversite mezûnlarından daha kabiliyetliydi.” Veyâ: “Dedem birçok savaşa katılmış, ama hakkı yenmiş madalyası verilmemiş” gibi millî övünmeler. Veyâ: “Anneannem tam bir Osmanlı kadınıymış. Hattâ Sultan Reşâd’ın akrabâsı olduğu söylenirdi. Sarayda Enderun kadınlarına edebiyat dersi verir, mûsıkî meşki yaptırırmış” gibi mâsum övünmeler…

Hani bir söz vardır: “Hiç kimse yoğurdum ekşi demez.” İnsanlar da toplumda îtibâr görebilmek için âbâ vü ecdâda (merhum dedelerine ve ninelerine) sarılırlar.

Milletler de fertlerden oluştuğuna göre o toplulukların adı millî hâfızalarını oluşturan iftihâr vesîleleri vardır; toplum şuurunda bunlar hep tâze kalmışlardır.

Şeref sayfaları: Destanlar

Köklü milletlerin en önemli haysiyet ve şeref tapuları destanlardır. Bir millet ne kadar eski ve târihte ne kadar yer almışsa destanları da o kadar çoktur veyâ az da olsa çok değerlidir.

Avrupa kavimlerinin destanları genelde ortaktır. Daha doğru bir ifâde ile din ve kültür ortaklığı vardır. Saksonlar, Lâtinler, Keltler, kadîm Roma senteziyle oluşmuş, sonra milletlerin kendi analizleriyle destanları meydana gelmiştir.

Sâbit-mekân olan köklü milletlerin destanları fazla olmasa bile çok kıymetlidir. Sümerlerin Gılgamış Destânı, Yunanlıların İlyada ve Odissea’si, Hintlerin Ramayan ve Mahabbarâta’sı, Finlerin Kalavelâ’sı, İngilizlerin Beowolf’u, Fransızların 11. yy.da yazılan Şarlman dönemine âit Rolan Destânı (Chanson de Roland), çok eski bir kavim olan Çinlerin Tibet halkına âit olup Kral Gesar Destânı, Mısır’ın millî Osiris Destânı’dır.

Türklerin en büyük destânı Kırgızların Manas Destânı olmakla birlikte ayrı Türk boylarının da destanları vardır. Bunlar Yaratılış, Alp Er Tunga, Şu, Oğuz Kağan, Atillâ, Ergenekon, Bozkurt, Göç ve Türeyiş Destanlarıdır.

Îran’ın millî destân “Şehnâme” (Şâhnâme)dir. Bu destânı Tuslu Firdevsî 980 veyâ 990’larda kaleme almıştır; yâni derlemiştir. Diğer destanlar gibi anonim (yazarı belli olmayan ortak halk kültürü ürünü) değildir. Firdevsî der ki: “Besî renc bürdem der in sâl sî /// Acem zinde kerdem bedin Pârsî” (Otuz yıl çok eziyet şektim (ama) bu Farsça ile Acem (Îran) milletini dirilttim.) Bu destanla Firdevsî bir destânın millet kültüründe ne kadar önemli bir yer tuttuğuna işâret etmiştir.

Araplarda tek bir destan yoktur. Kabîle savaşlarını anlatan “Sîret”ler vardır. Bunların da en bilineni “Sîret-i Antar”dır. Bu destan Antara b. Şeddâd’ın kahramanlıklarını anlatır.

Almanların Niebelungen (Nibelungenlied) Destanı, ejderhâ kaatili Sigfried intikamcı Kraliçe Kriemhild ve Burgundaların hazîne hikâyesini konu alır. Pagan inançları çerçevesinde kral-vassal ilişkilerini anlatan bir Orta Çağ eseridir.

Tâtiller ve bayramlar

İnsanlar çalışmaya mecbûr, tâtile dinlenmeye muhtaçtır. Çalışarak dinlenmek psikolojik bir teknik olsa da bedenî ve zihnî faaliyetlere ara vermek faydalıdır.

Aslında bedenen ve zihnen çalışmak hobi veya meslek îcâbı olsa bile mutluluğun kaynağıdır. Fakat uzun süre hareketsiz kalmak kas sisteminde ârızalar meydana getirebilir. Zihnî faâliyetlere de ara vermek düşünme ve hâfıza sisteminde sıkıntılar doğurur. O hâlde herkesin........

© Türkiye