Mahşerin Dört Atlısı ve ‘Beş Göz’
“Gördüklerini bir tomara yaz ve Efesos, İzmir, Bergama, Tiyatira, Sardes, Filadelfya ve Laodikya’daki yedi cemaate gönder.”
Yukarıdaki cümle İncil’den. Vahiy 1:8-19’de geçen cümledeki mahreçlerin hepsi Türkiye sınırları içinde. Meşhur yedi kilise. Tiyatira dediği yer Akhisar, Sardes dediği Salihli, Filadelfya dediği Alaşehir (Ki ABD Philadelphia’ya ismini veren yer de burasıdır), Laodikya dediği antik kent de Denizli sınırları içinde. Efesos, malum Efes zaten. İzmir ve Bergama ise izahtan vareste.
Batı’nın askerî ve istihbari paktının dört sütununu, mahşerin dört atlısını (ABD, İngiltere, İsrail ve Beş Göz) mevzu edinen bu yazıya ‘teolojik’ bir giriş yapmamın sebebi şu: Yahudiler bağlamında konuşursak İsrail’in Gazze’deki katliamlarından sonra daha net müşahede ettiğimiz üzere dinsel inanışların, giderek Siyonizm’in yükseldiğini görüyoruz. Evangelistler açısından bakarsak da ABD’de, Donald Trump’ın hem birinci hem de ikinci dönem iktidarında teolojik yönetim tarzının güç kazandığı görülüyor. Özetle İsrail de dâhil Batı paktı, askerî ve istihbari ortaklıklarını dinsel efsaneleri siyasileştirerek tesis ediyor.
Bu yüzden politikalarını, Türkiye korkusu üzerine inşa ediyorlar. Katliamcı Netanyahu’nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın posterleriyle negatif seçim propagandası yürütmesi bunun müşahhas bir örneği. Türkiye, yedi kilisenin bulunduğu ülke olduğundan ötürü, Evangelistler başta olmak üzere Hristiyan kitleleri ve Siyonistlerin Arz-ı Mevud hülyası da Şanlıurfa sınırlarına kadar eriştiğinden Yahudi kitleleri uyutmak için onlar açısından iyi bir hedef.
BEŞ GÖZ’ÜN İSTİHBARAT EVRENİ
Hristiyan inanışındaki mahşerin dört atlısı metaforunu da açalım. Batı paktında kızıl at kan ve savaşı, yani İsrail’i, siyah at........
