Çürümüşlük her yeri sardı
Türkiye'de sosyal çürümenin bu kadar hızlı olduğu bir dönem yaşanmamış olabilir.
36 belediye başkanı yolsuzluktan gözaltına alındı. 28'i tutuklandı. Bazıları itirafçı oldu, aldıkları ve verdikleri rüşvetleri tek tek anlattı. Yolsuzluğa konu paranın ne kadar olduğu net hesap edilemeyecek kadar büyük. İstifa müessesesi diye bir şey unutuldu. Yolsuzluklara karışan ama dokunulmazlık zırhına bürünenlerin yüzü bile kızarmıyor.
En güvenilir kişi diye gösterilen yardım derneği başkanının cumhuriyet tarihinin en büyük vurgunlarından birine imza attığı deşifre oldu.
Devletin valisinin kamu gücünü kullanarak oğlunun karıştığı cinayeti örtbas ettirdiği ortaya çıktı.
Hemen her gün yasa dışı bahis operasyonları yapılıyor. Çoğu soruşturmanın failleri arasında birçok kamu görevlisi var. Vurguna konu olan miktarlar dudak uçuklatacak cinsten.
Ünlü olup da uyuşturucu vakalarına ismi karışmayan neredeyse kalmadı.
Hele basın dünyası... Hepten çürük. Birinin bir skandalı patlıyor, diğerleri kendilerini doğruluk abidesi diye satıp kınama yarışına giriyor. Oysa herkes biliyor ki kendileri deveyi havuduyla yutuyor.
Ortaya çıkan tablo, münferit eylemlerinin çok ötesinde.........
