RAMAZAN 2026
Ramazan sağlığı yerinde olan her müslümanın,yılda bir ay oruç tuttuğu aydır.
Ramazan 18 Şubat 2026 Çarşamba akşamı ilk teravih namazımızı kılacak, sahurun bereketi ile niyet ederek 19 Şubat 2026 Perşembe günü ilk orucumuzu tutmaya başlayacağız.
“Ramazan ve Doğruluk” olarak belirlenmiştir.Doğruluk, bireysel ve toplumsal hayatta güveni tesis eder, ailede sevgi ve saygıyı kalıcı kılar. Sosyal hayatta birlik ve beraberliği güçlendirir.
Oruç, sadece bedenimizi aç ve susuz bıraktığımız bir ibadet değildir. Orucu makbul kılan, tüm organlarımıza oruç tutturmamızdır. Bunu mümkün kılacak olan ise işimizde ve sözümüzde doğruluğu esas kılmaktır. Yalanı terk etmeden tutulan oruçtan kişinin nasibi ancak aç ve susuz kalmaktır.
Peygamberimiz bir hadislerinde bizi şöyle uyarmaktadır”Yalanı ve yalana göre hareket etmeyi terk etmeyenin yemeyi içmeyi bırakma sına Allah’ın ihtiyacı yok.”(Buhârî,Savm, 8)
İslamiyetin ana kuralları dediğimiz 32 farz…32 Farzın 5 i islamın şartıdır.
İslamın 5 şartı nedir?
Kelime i şahadet getirmek,namaz kılmak,oruç tutmak…Bu üçünü inancımıza göre müslümanım diyen herkes yerine getirmek zorundadır.
Geriye kalan ikisi zenginler için emredilmiştir.Malının kırkta birine yoksullara vereceksin ki bunun adı zekattır ki zaten o zaman yoksul luk diye bir şey olmayacak.Bunu seçim yatırımı olarak taraftarlarına dağıtmak zekat değildir.
Son olarak hiç kimseye borcun yoksa,aileneni geçindirmenin dışında fazla paran varsa hacca gitmektir. Burada da tüyü bitmedik yetimin hakkı olan devlet parasıyla hacca gitmek gerçekten hac görevini yerine getirmek oluyor mu sizce!
BAKARA SURESİ:Ayet; 183:Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi sizede farz kılındı.
Ayet:184. Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı).Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar)diğer günlerde kaza eder.(İhtiyarlık veya şifa umu du kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir.Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir.Eğer bilirseniz (güçlüğe rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
Ayet:185.Ramazan ayı, insanlara yol gösterici,doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır.Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun.Kim o anda hasta veya yolcu olursa(tutamadığı günler sayısınca)başka günler de kaza etsin.Allah sizin için kolaylık ister,zorluk istemez.Bütün bunlar,sayıyı tamamlama nız ve size doğru yolu göstermesine karşılık. Allah’ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir.
Ayet:186. Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara), Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulsunlar.
Eskiden eş-dost iftara çağrılırdı ya,şimdi o yok oldu,daha sonra herkes camide hep birlikte iftar yapıyordu.Şimdilerde partiler taraftarları için iftar veriyor.Ne korkunç bir durum artık bölücülük dini inançların içine de girdi.
Bizler küçücük dünyamızda birbirimizi eleştirip,kendini bulunmaz hint kumaşı sayarken dünya ağlıyor…Dünya kan gölü oldu…
İnsanlar bir avuç toprak,bir yudum su için birbirini boğazlıyor ve bir parça maden için ormanları kesip yok ediyor,rant uğruna yüzlerce yıllık zeytin ağaçları kesiliyor…
Kadınlara,çocuklara tecavüz edilip,öldürülüyor ve hiçbir yaptırım uygulanmıyor,herşey göstermelik,partiler birbiriyle uğraşırken toplumun ihtiyaçlarını göz ardı ediyor…
Ramazanın içinde bin aydan daha hayırlı denilen ve Kur’an’ı Kerim’in indirildiği kadir gecesi vardır…
Din aslında kişinin vicdani tercihi değil midir!
İslam nüfusu dünya nüfusunun 1.57 milyar inananı ile %23’ünü oluşturmaktadır.Geri kalanı başka dinlere inanmaktadır.
Dünyada;Yüzde 33.5 Hıristiyan, yüzde 20.7 Dinsizler, yüzde 23 ü İslamiyet, yüzde 13.5 Hinduizm, yüzde 6 Budizm, yüzde 0.3 Musevi ve yüzde 7.8 diğeri yaşamaktadır…
Bizim en büyük hatalarımızdan birisi dinimizi bilmiyor olmamız. KUR’AN’da bütün kurallar yazıyor bir bir. Arapca bilmiyorsanız ATATÜRK Elmalılı Hamdi’ye türkçe tercümesini yaptırdı, açın türkçesini okuyun.
Okuma özürlü dostlarım benim. Eğer dinimizi esas kaynağından doğru bir şekilde öğrenirsek sahte dincilerin eline düşmeyiz,din tüccarları tarafından kullanılmayız.Ama biz kulaktan dolma öğrenmeye bayılıyoruz herşeyi.
Herkes inancında özgürdür, yerine getirir ya da getirmez,kimse kimseye hesap vermek zorunda değildir. Bu YARATAN-YARATILAN arasındadır, kimseyi ilgilendirmez.
Bırakın isteyen istediği gibi inansın,isteyen istediği gibi giyinip- kuşansın,bırakın insanlar özgürcerce ibadetini yapsın.Siz dini katı kurallara boğarak,insanları dinden uzaklaştırıyorsunuz,onlarda etraftaki türedi tarikatların eline düşüyor.Dinimizde tarikatlara yer yoktur.Bu kula kulluk etmektir.Tarikat dediğiniz şeyler ingilizlerin islamiyeti bozup, bölüp parçalayarak yönetme planıdır.
Cehaletimiz yüzünden dinimiz yozlaşıp gidiyor.Dindar geçiniyorum sanıp,dini yozlaştıranlara çanak tuttuğunuzun farkında bile değilsi niz.Kuranda yazmayan bir şeyi sanki yazıyormuş gibi söylediğinizde yaratan’a şirk koşmuş olursunuz.
İnsanlar rant kavgasıyla doğayı da katleder,birbirini de…Bakın dünyanın bugünkü haline, insanlar birbirine düşüyor.
Toplumu kamplara bölüp birbirimizi eleştirmek yerine,İyisiyle kötü süyle birbirimizi sevelim,sayalım,zengin bir parça fakire versin,fakir hazır lokma beklemesin rızkı için gayret etsin.Herkes mezarına ayrı girecek ve biz insanları inançlarına göre yargılama hakkına sahip değiliz.Bu hak sadece yaratanın.
Bırakalım yaratanla yaratılanı başbaşa.Biz burada sadece yaratılanı yaratan için sevip, dostluğu,güler yüzü ve sevgiyi paylaşalım.
Peygamber Efendimiz bir rivayette”Recep Allah’ın ayı,şaban benim ayım, ramazan ayı da ümmetime hediye edilmiş bir aydır”buyuruyor, denilir.
Üç aylar yeniden temiz bir sayfa açma,ibadetlere yönelme,toplum, aile ve işyerimizde mücadele,kavga,savaş ve birtakım şeyleri bırak ma,merhametin yaygınlaşması ve sonuçta yeryüzünün cennet gibi olabilmesi için bir fırsat.
Sanki bu üç aylar Müslümanlar için bir eğitim kampı.Bu şekilde değerlendirdiğimiz zaman üç aylar,bizde istenilen faydayı oluştura caktır.”denilmekte.
Acaba büyüklerimiz dediklerini kendileri ne kadar uyguluyor!
Dini kullanarak,kul hakkı yenmese,adam kayırılmasa,herkes hakettiği makam ve mevkiye getirilse,insanlar üç lokma ekmek için birilerine el açmasa,haklarını korumak için sokaklara dökülüp,polis tarafından tutuklanmasa,gazeteciler ve bazı düşünen insanlar düşündüklerini yazıp,söylediği için hapishane köşelerinde haksız bir şekilde sürünmese
Hani insanları eşitlemek için,dinimizde sadaka,fitre,zekat,kurban gibi emirler ve gelenekler var ya…
Bakın onların günümüzdeki durumu şu:Herkes hakettiği işte çalışsa, vergi kaçırmayı marifet saymayıp,adam gibi vergisini verse,devlet babamız ikide bir zenginlere vergi affı çıkarıp,devlet memurundan, işçiden ay başında maaşının yarısını kesmese,köylüye ekim ,dikim, tohum,gübre,hayvan yemi,gibi yardımlarda bulunsa da eskisi gibi kendi kendine yeten bir ülke olup,dünyanın parasını verip,dışarıdan almasak pek çok şeyimizi.Biz gerçekten dinimizin emirlerini uygulamış olur muyuz olmaz mıyız?
Kadir Gecesi 16 Mart pazartesi,Ramazan bayramı 20-21-22 Mart.
İnsanın hayatında en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden birisidir gerçek dostlar ve dostluklar.
Ramazan boyu dostlarımızı,hastaları,yaşlıları,huzur evlerini,Çocuk esirgeme Kurumlarını,komşularımızı,akrabalarımızı,kardeşlerimizi ve anne-babamızı ziyaret ederek”bir şeye ihtiyacın var mı”diye sorarak sarılıp,ihtiyaçları varsa yardım ederek gönüllerini almaktır en güzeli. Daha güzeli “seni seviyorum”demektir.
Nice güzel,sağlıklı,mutlu,huzurlu,savaşsız ramazanlara…Hayırlı ramazanlar…
