Amerikan Emperyalizmi ve Trump–ICE Rejimi:Latin Amerika Perspektifinden Bir Okuma
Eduardo Galeano’nun işaret ettiği gibi, Latin Amerika tarih boyunca “keşfedilen” değil, sömürülen kıta olmuştur. Madenler, kahve tarlaları, petrol sahaları… ve en önemlisi, insanların emeği, “özgürlük” ve “demokrasi” masalları eşliğinde elinden alınmıştır. Bu tarihsel süreklilik, ABD’nin emperyal pratiğinde sadece coğrafi uzaklıkla sınırlı değildir; Trump döneminde ICE ile Amerikan topraklarında yeniden üretilmektedir.
Trump–ICE rejimi, sınır politikalarını sertleştirerek ve göçmenleri disipline ederek, Latin Amerika’daki emperyal geçmişin içerideki yansımasını sunar. Galeano’nun ifadeleriyle, sınırlar sadece coğrafi değil, insan emeğini ve yaşamını sınıflandıran bir araç hâline gelir. Çocukların kafeslere konması, işçi ve göçmenlerin sürekli tehdit altında bırakılması, tarihsel bir “yeni sömürgecilik” figürüdür: Dışarıdan farklı,........
