menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Satıcının Ölümü

29 0
10.06.2026

Çocukken okuduğumuz kitaplar, kelimesi kelimesine insanın aklında nasıl kalır, diye hep düşünmüşümdür. Amerikan edebiyatında bütün yazarlar bir çok konuyu hiç çekinmeden toplumun önüne serdiklerine biliriz. Gazetelerde yayınlanan makalelerde , yazarlar , yönetimi ağır eleştirmelerini, bu gün hala izlemekteyiz. Bir çok konuda hukuk önünde her kim olursa olsun eşit olmakta, hatta Amerika başkanları bile, halkın temsilcileri huzurunda, hesap vermekteler. 

Her ülkede siyaset, kimi zaman, kirli çamaşırların ortaya döküldüğü bir mezat yerine döner. 1949 yılında Amerika da yayınlanan Arthur Miller’in kaleme aldığı roman ‘ The Death Of A Salesman ‘ adlı kitap, Amerika da en çok satan kitaplar arasında, basıldığı yıllarda ,  1 numaraya yükselmiş. Türkiye de ‘ Satıcının Ölümü ‘ adı ile tercüme edildiğini, hatırlarım. Hatta bu eserin, bir de tiyatro sahnesine uyarlamışlardı. Satıcı Willy İşleri iyi gitmediği için, eşi Linda ile kimi zaman tartışır. 

Her gün elinde iki valizle dolaşıp , bir şeyler satmaya çalışır. Hep hayal aleminde yaşar, hiçbir zaman eşi Linda ‘yı mutlu edemez. Ailesi , işi ve çevresi konusunda uyum sağlayamadığından , kendini suçlu hisseder. Ancak suçu hep başkasında aramaya çalışır. Roman bu konularda insanın ruh yapısının günlük hayatına nasıl etki ettiğini işler, bu romanda. Willy ‘ nin ölümüne kadar götürür. 

Bu romanda bazı bölümler kalmış aklımda, bir iş dönüşü eve........

© Turkish Forum