menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türk Yargısının Çocuklarla İmtihanı

6 0
24.03.2026

Adı Zeyno.Zeyno Güney.

Babası, dedesinin şoför olarak çalıştığı belediyeye başkan seçilmiş.İleride bununla gurur duyacak.

Ama bugün…Bunun ne anlama geldiğini anlayamayacak kadar küçük.

Anlayamadığı başka şeyler de var Zeyno’nun.

Örneğin bir sabah,polis amcaların babasını neden götürdüğünü de anlayamıyor.

Bir gün onu da anlayacak.

Ama o sabah,Zeyno’nun aklında tek bir şey vardı:

Yeni alınan ışıklı ayakkabıları.

Onları babasına göstermek.“Bak baba… yanıyor” demek.

Bu hevesle gitti,Silivri denilenve babasının tutulduğu o devasa binanın kapısına.

Elinde ne bir oyuncak,ne bir talep…

Ayağında yeni ayakkabıları…Hani yürüdükçe ışık saçan.

O gün orada anlayamadığı bir şey daha oldu Zeyno’nun.

Amcalar ayakkabılarından korktular.

Kocaman bir adam,bu şirin ayakkabılardan neden korkar ki?

İleride onu da anlayacak Zeyno.

Zeyno anlamasa da, gerekçesini annesine anlattı görevli amca.Bu ülkede her şeyin bir gerekçesi vardı.

Ve çoğu zaman gerekçe, gerçeğin yerini alıyor,biz de buna düzen diyorduk.

Maya henüz 7 aylık.Maya Gülten.

Babasını hiç görmedi.O doğmadan önce almış polis amcalar babasını.

Annesinden öğrenmiş “baba” demeyi.

İlk kelimesi:“Ba-ba.”

Ama o baba orada değil.

Doğumda yok. İlk adımda yok. İlk kelimede yok.

Ve o gün, duruşma sırasında…

Bir anne, salonun ortasında,sanki bir duvarı aşmaya çalışır gibi sesleniyor:

“Ramazan… Maya baba dedi… Maya baba dedi…”

İşte o an zaman duruyor.

Bu cümle, bomba gibi düşüyor salona.

Bir insanın hayatında en unutulmaz olması gereken an,bir mahkeme salonunda yankılanıyor.

Ne alkış yakışıyor,ne sessizlik.

Ama o an,bir babanın hayatı boyunca hatırlayacağı o an,“Adalet Mülkün Temelidir” yazılı duvara çarpıp geri dönüyor.

Ve bir dosyanın arasına sıkışıyor.

Şüphesiz her yargılamada benzer dramlar yaşanabilir.Suçlu insanların da, işlenen suçla ilgisi olmayan çocukları vardır.

Ama biz biliyoruz ki,bu yargılamalar adil değil.

Suçlu oldukları henüz kanıtlanmamışbu insanlara yapılan düpedüz zulüm.

İşte o nedenlebu sistem ışıklı ayakkabıdan korkuyor.

Bir bebeğin “baba” dediğinin duyulmasından korkuyor.

Adına Türk Adaleti denilen,çocuktan korkan bir sistem.

Işıktan korkan.“Baba” kelimesinden bile çekinen bir sistem.

Ama aynı sistem,katile indirim buluyor,hırsıza fırsat yaratıyor,tecavüzcüye gerekçe üretiyor.

Orada bir esneklik var.Bir anlayış,bir yorum,bir “iyi hal”.

Adalet terazisi diyorlar.

Ama bir çocuğun ayakkabısı,bir suçtan ağır geliyorsa,o terazinin kefesi değil,vicdanı kırılmıştır.


© Turkish Forum