menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Demokrasiden diktatörlüğe geçiş

18 0
01.04.2025

Almanya’da diktatörlüğün inşaası
Parlamenter demokrasiden diktatörlüğe geçiş

Haluk Dural
Milli Merkez Genel Sekreteri
27.03.2025

(Bu makalede yazarın 2.04.2017 tarihli “Başkanlık Sistemi Diktatörlüktür” yazısından yararlanılmıştır.)

Giriş

Osmanlı İmparatorluğu bakiyesinden cumhuriyete geçmiş olan ülkemizde Cumhuriyetin ilanından sonra 1924 Anayasası ile yasama-yürütme-yargı erklerinin kesin ayrılığına dayanan “kuvvetler ayrılığı” ilkesine bağlı demokratik parlamenter sistem kurulmuştur. Kuvvetler ayrılığı 1961 ve 1982 anayasalarında da korunmaktayken, 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan referandum ile yürütme yetkisinin temsilcisi “hükümet” anayasadan kaldırılarak, yürütme yetkisi cumhurbaşkanına bağlanmıştır. Böylece anayasada tanımı olmayan “cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” diye anılan bir tür başkanlık, “tek adam” yönetimi kurulmuştur.

Böyle bir rejim modelinin nereden örnek alındığı konusunda yapılan tartışmalarda, özellikle akademik kökenli hukukçu ve siyaset bilimcilerin pek çoğu bu sistemin demokrasiyle ilgisi olmayan, otokratik yönetimlere sahip Afrika’daki sahra altı ülkelerde bulunduğu konusunda görüş belirtmişlerdir.

Bütün bu akademik açıklamalara karşın, başkanlık sistemini getiren değişikliğinin nereden alındığı konusunda en çarpıcı ipucu, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından verildi. Kendileri 31 Aralık 2015 akşamı Suudi Arabistan’dan dönüşünde Atatürk Havaalanında gazetecilere yaptığı açıklamalar arasında “Hitler Almanyasında da Başkanlık vardı” dedi.[]

Almanya örneği

Birinci Dünya Savaşından mağlup çıkan Almanya’da 9 Kasım 1918-11 Şubat 1919 arasındaki Geçici Cumhuriyet Hükümeti Başbakanı Philipp Scheidemann 9 Kasım 1918 tarihinde cumhuriyetin kurulduğunu ilan edilmiştir. Ocak 1919’daki seçimler sonucunda Weimar kentinde toplanan kurucu meclisin “Alman Ulusal Meclisi”nin hazırladığı 181 maddelik anayasa (uluslararası anayasa hukukunda Weimar Anayasası olarak anılır[]) ilk cumhurbaşkanı Friedrich Ebert’in imzalamasıyla 11 Ağustos 1919’da kabul edilerek Almanya İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e geçmiştir. Siyasi partiler faaliyete geçmiş, 6 Haziran 1920’de ilk seçimler yapılmış ve normal sosyal hayat başlamıştır.

Avusturya doğumlu Adolf Hitler[] 1919’da Alman İşçi Partisine (Deutsche Arbeiterpartei-DAP) üye olmuş, bu parti 1920’de Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisine (Nationalsozialistische Deutsche Arbeiterpartei-NSDAP) dönüşmüş ve Hitler 1921’de parti içinde darbe yaparak başkan olmuştur. Hitler’in Şansölye (Başbakan) seçilmesi için önündeki engel, 1925’te Avusturya vatandaşlığından çıkan Hitler’in 1932’ye kadar vatansız statüde olmasıydı. Bu engeli kaldırmak adına, dönemin İçişleri Bakanı ve aynı zamanda Thule Cemiyeti’nin[] üyelerinden olan Bakan Dietrich Klagges tarafından 25 Şubat 1932’de Berlin’de bulunan Brunswick temsilciliğine[] atanarak devlet memuru statüsü kazandı ve Alman vatandaşlığına geçti.

6 Kasım 1932’de yapılan seçimlerde Adolf Hitler’in başkanı olduğu Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi % 33,1 oy alıp, 196 milletvekili kazanarak 1. parti olmuştur.

30 Ocak 1933’te Adolf Hitler Başbakan olmuştur.

27 Şubat 1933’de Alman Meclisi Reichstag yakılmıştır.

Ertesi gün Hükümet Olağanüstü Hal ilan etmiştir.

Sorumlular elbette komünistlerdi (?) ve Hitler’in terör örgütü kahverengi gömlekli SA’lar (Sturmabteilung) insan avı başlattılar.[] Gerçekte Reichstag’ın Hitler’in SA’ları tarafından yakıldığı Nürnberg Mahkemeleri tutanaklarında açıklanmıştır.

Fırsattan yararlanan Başbakan Hitler, Olağanüstü Hal şartlarında, küçük milliyetçi Alman Ulusal Halk........

© Turkish Forum