menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaşın faturası insandır

28 0
13.04.2026

İsrail-ABD ittifakı ile İran arasındaki savaş ihtimali konuşulurken haritalar açıldı. Cepheler çizildi. Sayılar sıralandı. Kaç füze, kaç uçak, kaç drone, kaç asker, ne kadar bütçe, hangi ittifak. 

Karar vericilerin ve yandaş medya yorumcularının dili giderek sertleşti, sözcükler adeta dondu. Gözler kanlandı, vicdan karardı. Akıl tutulması ile hesap yapılırken insanlıktan uzaklaşıldı.

Oysa bütün bu hesapların, strateji masalarının ve güç gösterilerinin ortasında değişmeyen tek bir hakikat var. Savaşın gerçek maliyeti insandır. Savaşın faturası hayattır. Bu öyle bir bedeldir ki hiçbir zaferin hanesine yazılamaz, hiçbir başarıyla meşrulaştırılamaz.

Savaşta insan, bir istatistiğe indirgenir. Bir sayı olur, bir kayıp olarak geçer kayıtlara. Ancak o sayının ardında geceleri uykusuz kalan bir annenin duaları, kapıya her bakışında yüreği daralan bir babanın çaresizliği ve yetim kalmış bir çocuğun sessizliğinin olduğu unutulur. Bu yüzden savaşın gerçek yükü hiçbir zaman sayılarla ölçülemez.

Savaşın doğasında derin bir insanlık trajedisi vardır. Bu trajedinin merkezinde ise her zaman adıyla, hikayesiyle ve bir daha geri gelmeyecek hayatıyla insan yer alır. 

Peki, bir savaş gerçekten haklı olabilir mi? Tarih bu soruya kesin cevaplar vermekten çok, derin gri alanlar bırakmıştır. Örneğin, emperyalist işgallere karşı verilen direnişler “haklı” görülürken, güç ve çıkar uğruna yapılan müdahaleler çoğu zaman adalet terazisinde karşılık bulamamış ve “haksız” görülmüştür. 

Bugün savaşın ekonomik sonuçları konuşuluyor.Akaryakıt krizi, yükselen enflasyon,........

© Türkgün