menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

CHP’nin üç hâli

20 4
01.02.2026

Oh ne güzel…

Akşamdan akşama miting yap, Silivri Mahpushane önünde toplan, basına açıklama yap sonra bir de partiye gelenleri karşıla, mis gibi muhalefetçilik oyunu…

Onu ben de yaparım, ne olacak ki?

Sahiden yahu, iş-gayıt yok, sorumluluk yok, Türkiye’nin geleceği ile ilgili fikir üretmek yok…

İktidara tepki olarak birkaç belediye kazan, sana yakın Genel Merkez Yöneticilerini de o belediye başkanlarının başına dik, onlar akçeli akçesiz işlerin sevk ve idaresini yapsınlar, sen de keyfine bak, hepsi bu…

Ne bileyim, eskiden daha iyiydi sanki… Yurt dışı gezileri falan yapardı CHP Politbürosu. Sosyalist Enternasyonal’e katılır, orada “emek sermaye ve işçi sınıfının dertleriyle” alakalı birkaç beylik laf ederdi CHP temsilcileri. Bu laflar batı basınında yer almasa bile bizim matbuatta bol bol cilalanarak gazetelerde tam sayfa verilir, ortalık şenlenirdi…

***

Hiçbir zaman anlamadılar… Aslında anladılar da açığa çıkmak istemediler. Zira Türk seçmeni bunu yemeye bilirdi. “Solculuk ayağı” boşa düşerse kendilerini konumlandıracakları başka bir yer kalmaz, zaten ayyuka varan fikri-retorik sorunları daha da büyürdü…

İsmet Paşa da iyi bulmuş bu “Ortanın Solu” çözümünü… Yoksa parti hepten fikirsiz sürüklenip gidecekmiş. Zira Kemalizm’i çok daha önce........

© Türkgün