Özel şikâyetler...
Genel başkan olduktan hemen sonraki Türkiye’yi karalama kampanyalarına, katıldığı Sosyalist Enternasyonal Konsey Toplantısı’nda kurduğu cümlelerle başladı.
İşe “Demokratik siyaseti güçlendirmeli, yükselen otoriterliğe karşı dayanışmayı artırmalıyız” cümlesiyle koyuldu.
O günden bu yana, yabancı devletlere ülkesini kötüleyen bir zihniyeti temsil ettiğini göstermekten hiç çekinmedi.
İcazetli bir siyaset anlayışının iliklerine kadar işlendiği gerçeğini duyurmak adına her yola başvurdu.
Ekrem İmamoğlu’nun yolsuzluk soruşturmaları kapsamında tutuklanıp cezaevine gönderilmesinin ardından ise vites yükseltti.
CHP’li belediyelerde patlayan skandalları perdelemek için başvurulan algı operasyonlarının bir ayağını, Türkiye’yi dünyaya şikâyet etmek üzerine oturttu.
Kimi zaman yabancı büyükelçilere Türkiye’nin iç meseleleri hakkında mektuplar, kimi zaman da yabancı gazetelere makaleler yazıldı.
Yabancı televizyonlara........
