FETÖ’nün izinde...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgemizde gelişen tehlikelere karşı iç cephe vurgusu yaptı.
Ardından MHP Lideri Devlet Bahçeli, DEM’e el uzattı.
İP Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise yaşanan bu gelişmeleri “Bunların ince siyasi hesaplarının ne olduğunu gayet iyi biliyoruz. Türkiye’yi sizlere ve sizin kirli planlarınıza kurban ettirmeyeceğiz” sözleriyle karşıladı.
Cumhur İttifakı ortakları dünyaya Türkiye’nin sarsılmaz bir iç cepheye sahip olduğunu göstermeye çalışırken, Dervişoğlu tüm mesaisini bunun tam tersini anlatmaya ayırdı.
1 Ekim 2024 tarihinden bu yana neredeyse her gün, dünyaya devlet, millet ve tarih perspektifinden bakmadığını kanıtlayan söylemleri üretip durdu.
Elbette böyle davranmasının bir sebebi vardı.
İç cephe çağrısında da, sonrasında yaşanan gelişmelerde de gördüğü tek şey oy hesabıydı.
Nitekim aynı bakış açısını, Terörsüz Türkiye hedefini duyar duymaz dillendirdiği akıl almaz senaryolar aracılığıyla da ortaya koydu.
Oy avcılığı uğruna söylemediği yalan, atmadığı iftira kalmadı.
Terörsüz Türkiye’yi “ihanet süreci” olarak tanımladı.
Bu hedefin “birlik ve bütünlüğümüze kast edeceğini” savundu.
Hatta “Türk milletinin........
