menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Bozgunculuğun davulunu çalanlar”

31 0
12.03.2026

Binlerce kilometre öteden gelip İsrail adına İran’daki bir ilkokulu vurup 165 kız çocuğunu öldürmenin makul, insani ya da hukuki bir açıklaması yoktur. 

Fakat yine de kendi halkınıza söylemeniz gereken bir çift söz vardır.

Donald Trump, Amerikan kamuoyuna dönüp o ilkokulu ABD’nin değil İran’ın vurduğunu söyledi. 

Savaşa neden girdiklerini “İran’ın nükleer silahları vardı; biz vurmasaydık onlar bizi vuracaktı” diyerek açıklamaya çalıştı. 

İran’ın binlerce kilometre öteden ABD’ye nükleer saldırı düzenleyeceği yönündeki hayali senaryonun inandırıcılığı yoktu. İlkokulun da ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurulduğu ortaya çıktı. 

Bütün bunlar ABD’nin bu savaşta en çok ihtiyaç duyduğu şeyin meşruiyet olduğunu gösterdi. Ne var ki Washington iki hafta geçmesine rağmen bu meşruiyeti hâlâ inşa edebilmiş değil.

Papazların Beyaz Saray’a gelerek Trump için dua ritüeli düzenlemesi, meşruiyeti inanç üzerinden tahkim etme çabası. 

ABD ordusundaki bazı rütbelilerin askerlerini savaşa ikna edebilmek için Trump’ın “dini bir görev için seçildiğini” anlatmaları, hatta bu savaşın kıyamet savaşını tetikleyeceğine dönük propaganda üretmeleri........

© Türkgün