ABDULLAH KUŞKOVAN’A AİT BİR HATIRA
Dost meclislerinde sohbet ederken bazen bir konu dikkatinizi çekebilir. Ya güncel bir konudur ya da sıra dışı denilen konudur. Öyle veya böyle hafızanızda yer etmiştir.
Belki bu hatırayı başkasına naklederken size “Bunda ne var?” diyen de olabilir. Olsun!
Ben Değerli dostum ve meslektaşım Abdullah Kuşkovan’a ait bir hatıramı kaleme almak istiyorum. Hatıram dedim se yanlış anlaşılmasın asıl Abdullah Kuşkovan’a ait bir hatıra ancak dikkatimi çektiği için sizlere de nakletmek istiyorum.
Abdullah Hoca ile Terme’de çay eşliğinde sohbet ederken konu mesleki hatıralara geldi. Öğretmen milletinde hatıra olmaz mı? Konu da divan şiirinde “güzel” kavramıydı.
Ben Divan edebiyatında “güzel” nasıl bir şeymiş denildiğinde aklıma büyük şair Nedim gelir. Çünkü Nedim’in; “Serv-i revan” diye addettiği bazen de “Peri suret” diye tanımladığı bir “Afet-i devran” yani…
Biz gelelim Abdullah Kuşkovan’ın hatırasına. Abdullah Hoca; “Bir gün divan şiirinde güzel kavramı üzerinde ders işliyorduk. Güzeli; uzun boylu, kalem kaşlı, kara gözlü, beyaz tenli, ince belli ve buna benzer fiziki özelliklerinin yanında; naz, cilve,........
© Terme Bilgi Gazetesi
