İnatla barışa sahip çıkalım
Diğer
21 Ocak 2026
DEM Parti’nin Nusabiyn’deki yürüyüşü
Bilmiyorum, belki de önce yaşananın tam adını koymak lazım.
Kürtler Suriye’de 2014 yılından beri IŞİD’le mücadele ediyor. Mücadele derken bir gül bahçesinden söz etmiyoruz; ölümlerin, kayıpların, bedellerin çok olduğu bir savaştan söz ediyoruz.
Kelle kesen cihatçılardan, rüyanızda görseniz kendinize gelemeyeceğiniz, insanları diri diri yakanlardan oluşan bir yapıdan söz ediyoruz.
Bu mücadeleyi veren Kürtlere bir aşama sonra ABD desteğini sunarak, bölgeden IŞİD’in temizlenmesi için savaştıkları için SDG’yi müttefiki ilan etti ve iş birliğinde bulundu, destek verdi.
Bu savaşın karşılığında Suriye’deki Kürtlerin de elbette bazı statüsel kazanımlar beklemesinden doğal bir sonuç düşünülemezdi. Ama iş o noktaya geldiğinde ortada bir iş birliği filan kalmadı. Burada şunu not düşmek gerekiyor: Suriye, Kürtlerine kimlik dahi vermeyen bir politikaya sahipti.
Aylarca süren mutabakat süreçlerinin sonunda -10 Mart, 1 Nisan anlaşmaları sürekli ihlal edildi, ateşkes kararlarına uyulmadı- dışarıya farklı bir imaj çizmek suretiyle Suriye’de Kürtlere verilen sözler tutulmadı. Kürtleri desteklediğini söyleyen tüm uluslararası güçler bir anda ortadan kayboldu.
Bu arada IŞİD’li 2 bin mahkûmun serbest bırakıldığı iddia edildi, ortalık yeniden canilerin kol gezdiği bir savaş ortamına dönüştü.
Özetle; Rojava, dünya üzerindeki neredeyse tüm Kürtlerin kırmızı çizgisi. Neden; çünkü muhakkak ya bir akraba, evlat ya da bir yakınları orada bulunmakta. Ve şimdi yalnız bırakıldılar, genellikle........
