menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni parti tartışmaları vesilesiyle: Parti isimleri

32 0
27.06.2026

Cumhuriyet Halk Partisi’ne bir mahkeme kararıyla genel başkan atanması üzerine yeni parti tartışmaları hız kazandı. Yeni partinin adının ne olacağı konusunda da her gün bir öneri önümüze düşüyor.

29 Ekim ile Ekrem İmamoğlu’nun adı-soyadına göndermeyle “Ekim Partisi” ve Kurtuluş Savaşı’na göndermeyle “İstiklal Partisi” gibi isimler gündeme geldi.

Organizasyon kolaylığı için Demokrat Parti ile yapılan görüşmelerden sonra “Cumhuriyetçi Demokrat Parti” veya “Demokrat Halk Partisi” isimleri de konuşulmaya başlandı.

Merdan Yanardağ, cezaevinden “Halk Partisi” önerisini getirdi. Bu fena bulunmadı.

Şu günlerde “Yürüyüş Partisi” adı tartışılıyor.

Siyasi partilerin isimleri konusu, anayasa hukuku derslerinde de gündeme gelir. Öğrenciler bu konuyu pek bir severler. Sorular üzerine sorular gelir. Sosyal medyada da bu konuda bir hareketlilik var. Belli ki bir politik hareketin kendisini nasıl adlandırdığı ve kendisini kitlelere nasıl tanıttığı önemli bir mesele.

Bu vesileyle ben de konuyla ilgili notlarımı paylaşma isterim.

Siyasi partiler kanunu ne diyor?

Siyasi partilerin adı meselesi, hukuki bir konudur. Siyasi Partiler Kanunu (md. 96) bu konuya özgülenmiştir:

“Anayasa Mahkemesince temelli kapatılan veya siyasi parti siciline kayıtlı bulunan siyasi partilerin isimleri, amblemleri, rumuzları, rozetleri ve benzeri işaretleri aynen veya iltibasa mahal verecek şekilde başka bir siyasi partice kullanılmayacağı gibi, daha önce kurulmuş Türk devletlerine ait topluma mal olmuş bayrak, amblem ve flamalar da siyasi partilerce kullanılmaz.

Kurulacak siyasi partiler Anayasa Mahkemesince kapatılan siyasi partilerin devamı olduklarını beyan edemez ve böyle bir iddiada bulunamazlar.

Komünist, anarşist, faşist, teokratik, nasyonal sosyalist, din, dil, ırk, mezhep ve bölge adlarıyla veya aynı anlama gelen adlarla da siyasi partiler kurulamaz veya parti adında bu kelimeler kullanılamaz.”

Bu hüküm üç tür yasak getiriyor.

Yasak 1: Kapatılan partilerin isimlerinin ve sembollerinin kullanılması yasağı

İlk yasak, kapatılan partilerle ilgili. Kanun, her türlü kapatılan partilerden değil, Anayasa Mahkemesince (AYM) kapatılan partilerden bahsediyor.

Buna göre şu anda faaliyetteki siyasi partilerden “Türkiye İşçi Partisi” (TİP), “Emek Partisi” (EMEP) ve “Yeniden Refah Partisi”nin (YRP) isimleri tartışmaya açık.

Bunlardan EMEP hakkında AYM tarafından verilen bir kapatma kararı olmasına rağmen bu karar İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) tarafından İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’ne aykırı bulundu. Dolayısıyla yasak onun için uygulanamaz.

TİP açısından da durum ilginçtir. Bu isimdeki parti, 1961 Anayasası döneminde kurulmuş, 12 Mart 1972 darbesinden sonra AYM tarafından kapatılmıştı. Fakat o dönemde bir partinin aynı isimle yeniden kurulmasının önünde bir engel yoktu. Nitekim TİP 1975’te Behice Boran’ın liderliğinde yeniden kurulmuştu. Parti 12 Eylül’de kapatılmışsa da bu, onu “Anayasa Mahkemesince temelli kapatılan parti” kılmıyordu. Nitekim AYM de bu durumu tescil etti.

YRP açısından durum biraz daha farklı. Logosu, kapatılan Refah Partisi (RP) ile neredeyse aynı olan ve ismi sadece başına “yeniden” konularak revize edilen bu partinin, RP ile benzer işaret kullandığı ve kendisini “iltibasa mahal verecek şekilde” tanımladığı açık. Hatırlatmak gerekir ki Refah Partisi hakkındaki kapatma kararı, Sözleşme ile uyumlu bulunmuştu. O nedenle onun durumu tartışmalı.

YRP’nin kendisini RP’nin devamı olarak tanımlayıp tanımlamadığı da ayrıca sorgulanması gereken bir konu…

Yasak 2: Eski Türk devletlerine ait topluma mal olmuş semboller yasağı

Kanun’da öngörülen yasaklardan bir diğeri “daha önce kurulmuş Türk devletlerine ait topluma mal olmuş bayrak, amblem ve flamalar” konusundaki yasak. Belli ki tarihsel bazı motiflerin siyasi ayrışmaya konu edilmemesi istenmiş.

Böyle bakıldığında tartışmaya açık olan........

© T24