İfade özgürlüğünün hâli
İfade Özgürlüğü Derneği’nin X hesabına bile erişim engellemesi, Türkiye’deki ifade özgürlüğünün halini yansıtıyor.
İFÖD, siyasi bir örgütlenme değil. Türkiye’de ifade özgürlüğü, medya ve İnternet özgürlüğünün korunması ve geliştirilmesini amaçlayan, erişim engellemelerini izleyen, raporlayan ve duyuran bir dernek. Faaliyetlerinin suç olduğunu öne süren bir yargı makamı, kararı da yok. Erişim engelinin neden, hangi makam tarafından verildiğine dair bildirim de yok.
Hem de öyle bir yargı düzeni var ki, önce muhatabına sorulmadan erişim engeli getiriliyor, savunmasız getirilen ceza infaz ediliyor. Güya sonradan itiraz yolu da açık ama aslında pratikte o yol da kapalı. T24, 118 yazı gerekçe gösterilerek sitenin tamamına getirilen erişim engeli kararına 1 Ekim’de itiraz etti. Başvuru sekiz gün bekletildikten sonra görüşüldü. “Kararı değiştirecek somut delil olmadığı” gibi hukuk dışı bir gerekçeyle de reddedildi. Gerekçe gösterilen 118 yazının kaldırılmış olmasını bile dikkate almadı hakim. T24 hâlâ engelli.
T24’e ilaveten geçen hafta bir de Bianet’in X hesabı, Mezopotamya Ajansı’nın (MA) alan adı engellendi. Çok sayıda gazetecinin X hesabına bir kez daha erişim engeli getirildi. Bu ayın ilk günlerindeki engellemelerin sayısı 200’ü geçti.
Erişim engellerinin en garibi, 2004’de 13 yaşındaki Erdin Özel’in dönemin ABD Başkanı Bush’la fotoğraf çektirmek için Esenboğa’ya sızdığı haberinin 23 yıllık kupürünü paylaşan hesaba da erişim engeli getirilmesiydi.
Ne Ömer Celik’e sorulabildi ne de Ümit Özlale’ye
AKP Sözcüsü Ömer Çelik, basın toplantısında gazetecilerin karşısına çıktığında Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin kendisiyle ilgili bir iddiada bulunmasının üzerinden iki gün geçmişti.
Bengü Türk muhabiri, “AKP’li bürokrat Osman Arıkan Nacar, 20 milyar liralık fon vurgunuyla yurt dışına kaçmadan kısa süre önce Ömer Çelik ile Bodrum’da tatil yaptı” iddiasını hayli yumuşatarak ve de genelleştirerek sordu basın toplantısında:
“Önce Yeni Partili isimler, ardından da Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel fon krizi ile ilgili Sayın Cumhurbaşkanı’nı, Adalet Bakanı’nı, Hazine ve Maliye Bakanı’nı, sizin şahsınızı hedef alan bazı söylemler ve iddialarda bulundular, neler söylersiniz?”
Ömer Çelik, “Borsa işinden anlamam, borsa hesabım da olmadı” diye karşılık verirken aslında soruyu yanıtlamadı. Normalde, gazetecilerin yeniden söze girerek bir daha sorması, “Nacar ile tatile gidip gitmediği”ni ve Nacar’ın durumunu netleştirmeye çalışması beklenir ama yapılmadı.
Gazeteciliğin özü olan soru sorma refleksinin zaafa uğradığını gösteren ikinci olay da Yeni Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale’nin, TBMM’de düzenlediği ve iki bakana soru formunda suçlamalar yönelttiği basın toplantısında yaşandı.
Özlale, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a, “Hedef Portföy'de 170 milyon liralık işlem size mi ait?” sorusunu yönelttiğinde gazetecilerden hiç ses çıkmadı. Hatta Özlale bir süre bekledi ama yine de soru gelmedi izleyen gazetecilerden.
Oysa Ömer Bolat, önceki akşam gazeteci Murat Ağırel’in Sözcü TV’deki konuşmasının ardından yaptığı açıklamada, “37,8 milyon lira tutarındaki aile tasarrufunun Hedef Yatırım Portföy’deki sukuk hesabında (kira sertifikası) durduğunu” belirtmiş, 2 yıl 8 aydır işlem yapılmadığını, soruşturma sonrasında da hesabın kapatılmadığını vurgulamıştı.
Aslında Bolat, bu açıklamayla, dolaylı olarak Özlale’nin TBMM Genel Kurulu’nda dile getirdiği soruyu da yanıtlamış oluyordu. Gazeteciler, bu yanıtı anımsatabilir, en azından 170 milyonluk işlemin tarihi sorulabilirlerdi.
Özlale’ye, Bolat’ın,........
