menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İnsan etten kemikten değil, sözcüklerden olsaydı...

42 0
05.07.2026

Büyük şair Pablo Neruda'nın hayatından bir kesiti de içeren  Il Postino (Postacı) filminde unutulmaz bir diyalog vardır. Neruda'nın mektuplarını taşıyan genç postacı, fena halde âşıktır. "Beni bu belaya sen bulaştırdın ve şimdi sen kurtaracaksın" der, Neruda'ya. "Kitaplarını verdin okumam için, dilimi pul yalamak dışında da kullanmam gerektiğini öğrettin. Aşık olmam senin suçun!"  Ünlü şair, genç adamın, sevgilisine şiirlerini okuduğunu öğrenmiştir. "Sana kitaplarımı okuman için verdim ama şiirlerimi çalmana izin vermedim" diye itiraz eder. Postacının yanıtı olağanüstüdür: "Şiir ona yazana değil ihtiyacı olana aittir."

Bunu sadece şiir olarak mı anlamamız gerekir? "Hayat anlar ve anılarla dolan bir heybedir" demişti bir arkadaşım. "Yaşanan her şey başlangıçta  zihnimizde uçuşan bir yapbozun parçaları gibidir. O parçaları  kelimelere dönüştürüp heybemize koyabilirsek hayatın yapbozunu tamamlayabiliriz."  Hayatın yapbozu  tamamlanabilir mi bilmiyorum ama insanın fiziki varlığı dışında, kendini yalnızca sözcüklerden  oluşturduğu kesin. Herkes kendi payına düşeni alır; bütün sözcükler ihtiyacı olanındır.

Duygularımız, düşüncelerimiz devasa bir dünyaya karşılık gelir ve belleğimiz bir yazarın gizli not defterlerine benzer. Her şey orada, o an ihtiyacını duyduğumuz sözcüklerle  yazılıdır. Cümleler, bir takım işaretlerle çağrışımı arttırılmış  kelimeler doludur  defterin sayfalarında.  Yazarların defterindeki yazılacak öykü ya da roman taslaklarına benzer şekilde, içimizde insanlara ilişkin, bizden başka kimsenin anlayamayacağı........

© T24