menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Rahmi Koç’un “Kürt kadın hasta fıkrası”na niçin gülmedik?

35 0
24.06.2026

İzmir’de gerçekleşen bir hastane açılışında Rahmi Koç’un anlattığı “fıkra”, etrafındakiler tarafından gülünerek onaylandı.

Ben şaka konusu edilenler ne diyecek diye merak ettim.

Yani kadınların sesini duymak istedim.

Ne düşündüler? Ne hissettiler? Bu durumu nasıl yorumladılar?

Konuştukça bazılarımız daha önceden yaşadığımız travmaları hatırladık.

Size şunu sormak isterim. Konuyu sağa sola çekmeden...

Hiç şaka konusu edildiniz mi? Etrafınızdakiler o sırada güldü mü?

Ya da başkaları şaka yaparken gülmek zorunda kaldınız mı?

Belki de bu tarz “şakalar” yapan birisinizdir.

Freud’un Jokes and Their Relation to the Unconscious (Şaka ve Bilinçdışı ile İlişkisi, 1905) adlı kitabında şunu diyor: Sosyal olarak kabul edilemez fikirlerin ifade yolu şakalardır.

Freud’dan bahsederken duraksadım; çünkü bilgi üretimini sadece beyaz ve “bilen” adamların tekeline bırakmak, tarihin eksik yazılmasına göz yummaktır. Neyse ki, bu tek sesliliği bozacak olan sesleri yazının içinde bulacaksınız.

Sevgili kadınlar, bu konunun size nasıl hissettirdiğini, neler düşündürdüğünü bana yazmak isterseniz haberlerinizi beklerim. Sizleri bu tanıklıkları çoğaltmaya davet ediyorum.

Benimle daha önce söyleşi yapan “gazeteciler” kelimelerimi değiştirdiği, yazdıklarını yayımlamadan önce gönderip fikrimi almadığı için, kurgulanarak başka türlü temsil edilmenin ne kadar rahatsız edici olduğunu ilk elden biliyorum. Bu nedenle, hakkaniyetli temsil üzerine çalışan biri olarak kadınların görüşlerini kesip biçmeden, olduğu gibi sunuyorum.

Şimdi kadınların görüşlerini paylaşma vakti, yani L.T., Mihrican ve Bêrîvan’ın sesini…

L.T.

“Kapitalizm, sosyo-ekonomik bir sistem olarak, ırkçılığa ve cinsiyetçiliğe zorunlu olarak bağlıdır.” (“Capitalism, as a socio-economic system, is necessarily committed to racism and sexism.”)— Silvia Federici, Caliban and the Witch

Sermayenin Şakası

“Bir fıkra masumdur deriz; ta ki kime ve neye gülündüğüne bakana kadar. Çünkü sermaye yalnızca emeği değil, o emeği üreten bedeni de nesneleştirir—önce değersizleştirir, sonra sömürür. Küçümseme, sömürünün zeminini hazırlar. Kapitalizm, kendini fabrikalar, vakıflar, kurumlarla yazar tarihe. Görünür olan budur. Görünmez olan ise şudur: Bu sistemi bizzat inşa eden bedenlerin, aynı zamanda bir alay nesnesine dönüştürülmüş olması. Sömürülen el ile küçümsenen kimlik, tek ve aynı bedendir. Kürt kadınına dair anlatılan bu fıkra, o sermayenin en çıplak tezahürlerinden biridir. Alay, bu sistemde yukarıdan aşağıya doğru akar—ırkçılık ve cinsiyetçilik, sömürünün altını çizen birer........

© T24