menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Müzisyen hiyerarşisi

7 0
31.05.2026

Erdemli bir dünyada böyle soruların cevabı liyakate dayalıdır. Her alanda olduğu gibi müzikte de liyakat, daha çok çalışarak, alanında daha yüksek bilgi ve beceri düzeyine çıkmakla olur. En azından teoride böyle!

Ne var ki, konu o kadar basit değil.  Marka değeri diye bir şey var. Etkin, hatta kurnazca pazarlama stratejileri, çevre ve “networking” sayesinde vasat bir müzisyen, büyük üstatlardan katbekat fazla şan, şöhret, para içinde yüzebiliyor, ustanın görmezden gelindiği yerde bu fırsatçıların önünde tüm kapılar açılıp önlerine kırmızı halılar serilebiliyor. 

Bundan başka, bir de çalgıların ve insan sesinin farklı müzik türlerindeki yaygın işlevleri de ister istemez bir hiyerarşi doğuruyor. 

Çoğu kültürde şancılar, şarkıcılar enstrümancılardan daha çok ilgi görür ve daha çok para kazanır. Bir zamanlar geleneksel Türk fasıl heyetlerine birer ekip gözüyle bakılırken ve tüm müzisyenler aynı yevmiyeyi, 20. yüzyılda Zeki Müren “assolist” geleneğini başlatmış ve zaman içinde Türk sanat müziği piyasasında şarkıcılar “solist” diye anılır olmuş ve müzikal birikimleri ne olursa olsun, enstrümancılardan daha yüksek -kimi zaman astronomik oranda daha yüksek- ücret alır olmuşlardır.

Senfoni orkestralarında viyola, kontrbas, korno, trombon ve  vurmalı gibi çalgılar nadir haller dışında hep eşlik rollerini üstlendikleri için, hiyerarşik sıralamada aslî görevi ezgi........

© T24